Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı
Denetimli serbestlik; şüpheli, sanık ve hükümlüler (yükümlüler) hakkında adli makamlarca verilen ceza ve tedbirlerin toplum içinde denetim ve takibinin yapıldığı; şüpheli, sanık ve hükümlülerin iyileştirilmesi ve yeniden sosyalleştirilmesi için ihtiyaç duyulan her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı bir ceza ve infaz sistemidir. Diğer bir ifadeyle denetimli serbestlik; yükümlülerin suç işlemesine neden olan davranışlarının düzeltilerek, tekrar suç işlemelerinin önlenmesi, ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlülerin takip edilmesi, madde bağımlılarının rehabilitasyonu, suçtan zarar gören mağdurların uğradıkları zararın giderilmesi ve bu yolla toplumun korunması amacıyla kurulmuş bir infaz sistemidir.
 
Ülkemizde denetimli serbestlik hizmetleri, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük ile ilgili kanunların uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları düzenleyen yönetmelik ve genelgeler çerçevesinde denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından yerine getirilmektedir.
Bu kapsamda, denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından aşağıda belirtilen kararların infazı gerçekleştirilmektedir:
-Adli Kontrol (CMK 109; ÇKK 20)
-Çocuğun Denetim Altına Alınması (ÇKK 5, 36)
-Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar (TCK 50/1-c, d, e, f)
-Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Denetimli Serbestlik (TCK 51/4-a, b, c; TCK 51/5)
-Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma (TCK 53/5, 6)
-Tedavi ve Denetimli Serbestlik (TCK 191/3)
-Etkin Pişmanlık (TCK 221/5)
-Denetimli Serbestlik Tedbiri Uygulanarak Cezaların İnfazı (CGTİHK 105/A)
-Adli Para Cezasına Karşılık Kamuya Yararlı Bir İşte Çalıştırılma (CGTİHK 106/3)
-Koşullu Salıverilme (CGTİHK 107/7, 8, 9)
-Mükerrirlere ve Bazı Suç Faillerine Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik (CGTİHK 108/4, 6, 9)
-Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi (CGTİHK 110/2)
-Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Denetimli Serbestlik (CMK 231/8-a, b, c)
Denetimli serbestlik müdürlükleri idari yönden Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonunun bulunduğu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına bağlıdır.
 
Denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında toplum içinde denetim, takip ve iyileştirilmesine karar verilen yükümlülerin denetimli serbestliğe tâbi oldukları süre içerisinde hangi yükümlülüklere tabi tutulacakları ve uymaları gereken kurallar, adli merci tarafından verilen kararın gereği dikkate alınarak ve karar türüne göre gerektiğinde yükümlü hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından belirli araçlar da kullanılmak suretiyle yapılan değerlendirme neticesinde belirlenmektedir.
 
Denetimli serbestlik kapsamında cezaları toplum içinde infaz edilen yetişkin ve çocuk/genç yükümlülere tespit edilen risk ve ihtiyaçları doğrultusunda eğitim ve iyileştirme çalışmaları yürütülmektedir. Söz konusu çalışmalar; bireysel görüşme, grup çalışmaları, seminerler, boş zaman yapılandırılması vb. faaliyetleri içeren bir süreci kapsamaktadır. Bu çalışmalar, ilgili konularda eğitim almış, denetimli serbestlik uzmanları (öğretmen, psikolog, sosyal çalışmacı ve sosyolog) tarafından yerine getirilmektedir.
Eğitim ve iyileştirme çalışmaları kapsamında, süreç içinde geliştirilen ve halihazırda uygulanmakta olan müdahale programları aşağıda belirtilmiştir:
Bireysel Görüşme Uygulamaları
  • Değerlendirme Görüşmeleri
  • Bireysel Müdahale Görüşmeleri (Uzun Süreli Bireysel Görüşme)
  •  Denetimli Serbestlik Uygulamalarında Öfke Kontrolü Programı – (ÖfkeSİZ)
Grup Çalışmaları
Yetişkinler için:
  • Sigara, Alkol ve Madde Bağımlılığı Farkındalık Programı(SAMBA)
  • Hayat İçin Değişim Programı(HAYDE)
  • Öfke Kontrolü Müdahale Programı
            Çocuk ve Gençler için:
  • Çocukları için Temel Yaklaşım Müdahale Programı-ÇMP1
  • Denetim Altındaki Çocuklar için Alkol ve Madde Müdahale Programı-ÇMP2
  • Çocuklar için Genel Suçlu Davranışı Müdahale Programı-ÇMP3
  • Çocuklar için Saldırganlığı Önleme Müdahale Programı-ÇMP4
  • Adım Adım Değişim Programı
  • Gençler için Sigara, Alkol ve Madde Bağımlılığı Farkındalık Programı (GENÇ SAMBA)
Seminerler
Boş Zamanların Yapılandırılmasına Yönelik Faaliyetler
 
Denetimli serbestlik sistemine dâhil olan suça sürüklenen çocuklara yönelik risk ve ihtiyaç değerlendirme işlemleri neticesinde tespit edilen ihtiyaçlara yönelik çalışmalar planlanmaktadır. Bu kapsamda suça sürüklenen çocuklara yönelik bireysel görüşmeler ve Temel Yaklaşım, Madde Kullanımını Önleme, Genel Suçlu Yaklaşımı, Saldırganlığı Önleme, Gençler için Sigara, Alkol, Madde Bağımlılığı Farkındalık, Adım Adım Değişim, Görüşme ve İlişki Geliştirme Becerileri, Etkin İletişim Becerileri, Öfke Yönetimi ve Bilinçli Farkındalık gibi programlar uygulanmaktadır. Bu çalışmaların yanı sıra aile görüşmeleri, okul ve suça sürüklenen çocuk ile temas kuran diğer kurum ve kuruluşların temsilcileriyle görüşmeler ve iş birliği çalışmaları yapılmaktadır. Eğitim, iş, sağlık, ayni-nakdi yardım, boş zaman yapılandırma gibi hususlarda tespit edilen ihtiyaçlara yönelik ilgili kurum ve kuruluşlara yönlendirmeler yapılmakta ve ihtiyacın karşılanmasına yönelik ortak çalışmalar yürütülmektedir.
 
Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazı; koşullu salıverilmesine belirli bir süre kalan iyi halli hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla cezanın koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesidir.
Talep üzerine infaz hakimliği tarafından hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına karar verilmesi durumunda denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılacak değerlendirme neticesinde denetim planı hazırlanır.
Bu karar kapsamında hükümlünün;
a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma,
b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma,
c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme,
ç) Belirlenen programlara katılma,
yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tâbi tutulmasına karar verilir.
 
Kanunda yer alan koşul ve şartları taşıyan hükümlülerin hapis cezalarını denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesi mümkündür.
 
Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içinde müracaat etmeyen, hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim planına, denetimli serbestlik personelinin uyarılarına, denetim planında yükümlülüklerin infazına ilişkin belirlenen kurallara uymamakta ısrar eden ya da ceza infaz kurumuna geri dönmek isteyen hükümlüler, infaz hakimi kararı ile koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezalarının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebilirler.
Kişi hakkında adli mercilerce; 
a) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110/2,
b) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A,
c) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109/3-j maddelerinden biri kapsamında karar verilmesi halinde ilgili mevzuata göre bu ceza veya tedbirlerin tamamı ya da bir kısmı konutta infaz edilebilir.
 
Denetimli serbestlik kapsamında kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılma, Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-f maddesi gereğince mahkemeler tarafından verilen seçenek yaptırım, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesi gereğince belirlenen kamuya yararlı bir işte çalıştırılma yükümlülüğü ya da yine aynı Kanunun 106/3 maddesi gereğince adli para cezasının ödenmemesi halinde verilen kararlar arasında yer almaktadır. Kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararları kapsamında yükümlülerin denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından denetim ve takipleri gerçekleştirilmek suretiyle toplum içinde kamuya yararlı işlerde (ağaçlandırma, bahçe işleri, çevre düzenleme, boya, tadilat, temizlik işleri, vb.) ücretsiz olarak çalıştırılmaları sağlanmakta; bu yolla toplumsal katılım ile hükümlünün iyileştirilmesi, topluma hizmet etmesi ve toplumla bütünleşmesi desteklenmektedir.
 
  • Haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/1-f maddesi gereğince kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımı kararı verilen kişilerin kamu hizmeti cezasının infazında dört saat çalışma bir gün sayılır. Hükümlü günde en az iki, en çok sekiz; haftada en az on dört, en çok kırk saat çalıştırılır. Kamu hizmeti cezasının infazı, toplam ceza süresinin iki katını geçemez. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu hizmeti cezası kararı verilmişse, kamu hizmeti cezasının infazında hükümlünün çalışmaya başlayacağı tarihteki yaşı dikkate alınır. On sekiz yaşını tamamlayıncaya kadar çalışılan her iki saat bir gün sayılır.
  • Haklarında Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler denetimli serbestlik altında geçireceği toplam sürenin üçte birini kamuya yararlı bir işte çalışmak suretiyle tamamlar. Çalışma süreleri günde dört, haftada 20 saat olarak belirlenir.
  • Hükümlünün tebliğ olunan ödeme emri üzerine adli para cezasını ödememesi nedeniyle hakkında Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/3 maddesi kapsamında Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilmesi halinde günlük çalışma süresi en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak ve haftada 40 saati geçmeyecek şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.
Kamuya yararlı bir işte çalışma cezası; hükümlünün özel durumu, denetim imkânı ve çalıştırılacak iş dikkate alınarak gece de yerine getirilebilir.
 
Kamuya yararlı bir işte çalışma cezası bittikten sonra, kişinin aynı kurumda çalışması; çalışılan kurumun ihtiyaç duyması, kurum mevzuatında bulunan personel alım şartlarını taşıması ve çalışılan kurumun uygun görmesi halinde mümkün olabilir.
Hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen kişi denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurduğunda ilgili sağlık kurumuna beş gün içerisinde müracaat etmek üzere sevk edilir. Sağlık kurumunca yapılan tedavi programına uyulması halinde tedavi bitiminde denetimli serbestlik müdürlüğünce Cumhuriyet savcılığı tarafından belirlenen denetim süresi içerisinde rehberlik ve iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilir. Yükümlünün tedavi programına uymaması ve/veya uyuşturucu madde kullanmaya devam etmesi halinde ise hakkında kamu davası açılmak üzere dosyası kapatılarak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullananlar ve bulunduranlar hakkında mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıkları tarafından tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmektedir. Bu kişilerin tedavileri, Sağlık Bakanlığının 25 Mart 2015 tarih ve 2015/11 sayılı Genelgesi kapsamında Sağlık Bakanlığına bağlı Alkol ve Madde Tedavi Merkezlerinde (AMATEM’lerde) ve diğer yetkili sağlık kuruluşlarında yapılmaktadır.
Kişi hakkında başka bir suçtan dolayı mahkeme veya hâkim tarafından yurt dışına çıkamama adli kontrol tedbiri verilmediyse ve denetimli serbestlik kararı kapsamında belirlenen yükümlülüklerini aksatmaması koşuluyla kişinin yurt dışına çıkmasına engel bir durum bulunmamaktadır.
Denetimli serbestlik altında bulunan yükümlülerin toplum içinde izlenmesi, denetimi ve takibi, denetim bürosunda görevli denetimli serbestlik memurları tarafından yerine getirilir. Denetim ve takipte kollukla işbirliği de yapılır. Yükümlü hakkında belirlenen tedbirin türüne, denetimin yoğunluğuna, suçun özelliğine ve yükümlünün durumuna göre, geceleri ve hafta sonlarını da kapsayacak şekilde denetim yapılır. Yükümlülerin denetim ve takibinde elektronik cihazlar kullanılabilir. Yükümlülerin müdürlüklere girişlerinde gerek duyulması halinde üstleri aranabilir, alkol kontrolü yapılabilir.
Elektronik izleme; şüpheli, sanık veya hükümlülerin elektronik yöntem ve araçlar ile toplum içinde izlenmesini, gözetim ve denetim altında tutulmasını sağlayan, mağdurun ve toplumun korunmasını destekleyen kararların infaz edilmesinde kullanılan bir yöntemdir. 
Denetimli serbestlik altında bulunan yükümlüler; 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 15/A maddesinde yer alan; “Şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi elektronik cihazların kullanılması suretiyle de yerine getirilebilir.” hükmü kapsamında elektronik cihazlar ile denetim ve takip altına alınmaktadır.
Elektronik izleme cihazları, suç ayrımı yapılmaksızın, kararın niteliğine göre;
  1. Hüküm öncesinde tutuklama yerine verilen bazı adli kontrol tedbirlerinin yerine getirilmesinde,
  2. Ceza yaptırımı kapsamında hüküm olarak hapis cezası yerine verilen bazı kararların infazında,
  3. Salıverme sonrasında ise ceza infaz kurumundan şartlı salıverilen hükümlülerde kullanılmaktadır.
Elektronik izleme kapsamında 4 tür elektronik izleme ünitesi kullanılmaktadır. Bunlar:
  1. Konutun belirli sürelerle terk edilmemesi kararlarında kullanılan; Ev Ünitesi,
  2. Belirlenen yerlere gitmekten yasaklanma veya belirli yerlere devam etme yaptırımı için kullanılan; GPS Ünitesi,
  3. Alkole bağlı suçlarda alkol kullanımının takip edildiği; Alkol Ünitesi,
  4. Mağduru koruma amaçlı kullanılan; Mağdur Ünitesi’dir.
Denetimli serbestlik altında bulunan tüm yükümlülerde elektronik izleme sistemleri ile denetim ve takip yapılmamaktadır. Elektronik izleme sistemi ile takip edilecek yükümlülerin belirlenmesinde; yükümlü hakkındaki kararın elektronik izleme sistemlerinin kullanılmasına uygunluğu ve yükümlünün risk sonucunun değerlendirmesi sonrası denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından karar verilmektedir. 
Denetimli serbestlik sürecinde yükümlülerin talepleri (yükümlülüğün değiştirilmesi, yükümlülüğe ara verilmesi, başka denetimli serbestlik müdürlüğüne nakil, itirazların değerlendirilmesi gibi) müdürlük bünyesinde bulunan infaz işlemleri değerlendirme komisyonuna sunulmak üzere ilgili vaka sorumlusuna iletilir.
Adli merciler tarafından verilen denetimli serbestlik kararlarının gereklerinin yerine getirilmemesi, yükümlüye tebliğ edilen kural ve yükümlülüklere uyulmaması halinde kararın türüne göre yükümlü hakkındaki tedbirin kaldırılmasına ya da cezasının kısmen veya tamamen ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebilir.
Koruma kurulları, 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu gereğince, Adalet komisyonunun bulunduğu yerlerde Cumhuriyet başsavcısının veya görevlendireceği Cumhuriyet başsavcı vekili ya da Cumhuriyet savcısının başkanlığında, suçtan zarar görenler ile ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülere “yardımcı olmak” üzere oluşturulmuştur.
Koruma kurullarının amacı; suçtan zarar görenlerin suç nedeniyle karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunları gidermek, suçun etki ve sonuçlarını en aza indirmek, ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülerin topluma uyumlarına yardımcı olmak ve yeniden suç işlemelerini önlemek için, mağdurların ve ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülerin, gereksinim duydukları yardım ve destek hizmetlerini ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde yürütmektir.
Ekonomik ve sosyal yönden mağdurlar ile ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler ve denetimli serbestlik altında bulunan yükümlüler ya da kanunî temsilcileri dilekçe ile koruma kurulunun  yetki alanındaki denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurabilirler.
Başvuru dilekçesi ve başvuruyu yapan kişinin kimlik bilgilerini gösterir belgenin yanı sıra;
a) Mağdurlar bakımından kesinleşmiş mahkeme kararı ya da soruşturma veya kovuşturma evresinde ilgili merciin yazısı,
b) Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler için verilen "Salıverilen Hükümlüye Ait Durum Bildirme Formu" ile birlikte koruma kurulunun yetki alanındaki müdürlüğe başvuru yapılabilir.
Denetimli serbestlik tedbiri devam eden yükümlüler, denetimli serbestlik müdürlüğü koruma kurulları bürosuna doğrudan müracaat edebilirler.
Koruma kurulları, suçtan zarar gören kişiler ile ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülerin ayni, nakdi, sağlık, eğitim, psikososyal destek, işe yerleşme ve tarım işletmeciliği yapmak isteyenlerin araç ve kredi taleplerini değerlendirmektedir. Koruma kurulunda uygun görülen talepler, talebe ilişkin ilgili kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşlarına yönlendirilmektedir. Yönlendirilen kurumun mevzuatı çerçevesinde talepler, ilgili kurum tarafından yeniden değerlendirilmektedir.
19.09.2009 tarih ve 27354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananların İşçi Olarak Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”e göre eski hükümlü, affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, cinsel saldırı veya çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkûm olmamak şartıyla; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası alan ya da ceza süresine bakılmaksızın zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenlerden cezasını tamamlayanlar, cezası ertelenenler, koşullu salıverilenler, denetimli serbestlikten yararlananlardan eski hükümlü belgesi ile durumlarını belgelendirenler,” şeklinde tanımlanmıştır. 
4857 sayılı İş Kanunu’nun "Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru Çalıştırma Zorunluluğu" başlıklı 30’uncu maddesi ile, kamu iş yerlerinde yüzde iki eski hükümlü işçinin meslek, beden ve ruhî durumlarına uygun işlerde çalıştırılması yükümlülüğü hükme bağlanarak, aynı maddede kamu kurumunda çalıştırmakla yükümlü oldukları işçilerin Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlanacağı belirtilmektedir.
Bu kapsamda, ilgili mevzuat gereğince bir kamu kurumunda işe yerleştirme işlemleri Türkiye İş Kurumu tarafından yerine getirilmekte olup, bir kamu kurumunda işe yerleştirilme talepleri için ikamet edilen yerdeki Denetimli Serbestlik Müdürlüğü aracılığı ile Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine başvurulması gerekmektedir.
Yükümlüler ile kanuni temsilcileri, infaz hizmetlerinin yürütülmesi sırasında müdürlükçe hazırlanan denetim planları ve raporları ile müdürlükçe yapılan uyarılar gibi işlem ve eylemlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle müdürlüğe itirazda ya da infaz hâkimliğine şikâyette bulunabilirler.
Yükümlü, hakkındaki işlem ve eylemleri öğrendiği tarihten itibaren on beş gün, her halde işlem ve eylemlerin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurabilir. Şikâyet, dilekçe ile doğrudan infaz hâkimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya denetimli serbestlik müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir.
Müdürlük işlemlerine karşı yapılan itirazlar komisyon tarafından, koruma kurulu kararlarına karşı itirazlar koruma kurulu tarafından incelenerek sonuçlandırılır. Kararlara karşı infaz hâkimliğine şikâyette bulunulabilir. Müdürlük işlemlerine ve koruma kurulu kararlarına yapılan itirazlar şikâyetteki usullere tabidir. 
Denetimli serbestlik hizmetlerinde Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nde belirtilen ilkeler gözetilerek gönüllü kişilerden de yararlanılabilir. Gönüllü çalışmak isteyenlerde aşağıdaki koşullar aranır:
a) Türk vatandaşı olmak,
b) Başvuru tarihinde on sekiz yaşını bitirmiş olmak,
c) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde sayılan suçlardan hükümlü bulunmamak.
Çalışmak isteyen gönüllülerin müdürlüğe dilekçe ile başvurması gerekmektedir. Gönüllülerden; gönüllü başvuru formunu doldurmaları ve yerleşim yeri belgesi istenmektedir. Başvurana ait adli sicil belgesi müdürlük tarafından temin edilmektedir. Başvurular, infaz işlemleri değerlendirme komisyonu tarafından incelenerek karara bağlanmaktadır. 
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı resmi web sayfasında (http://www.cte-ds.adalet.gov.tr/) denetimli serbestlik sistemi ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgiye ulaşılabilir.
Ayrıca, denetimli serbestlik altında bulunan kişiler denetimli serbestlik süreci ile ilgili soruları ve yaşadıkları sorunlar hakkında, ikametgâhlarının bağlı bulunduğu denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurabilirler.