KURUM YÖNETİMİ VE YENİ YÖNETİM ANLAYIŞI (I)

Değerli mesai arkadaşlarım, kıymetli okurlar,
Ceza infaz kurumlarımızın çehresi, gerek personelimizin gerekse hükümlü ve tutukluların tüm insani ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde değişirken, kurumlarımızın sadece dört duvardan ibaret olmadığını gösteren ona hayatiyet kazandıran bireyler olan personelimiz ile hükümlü ve tutukluların uyum ve huzur içinde kurum içi yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak öncelikli hedeflerimizdendir.
Ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik şubelerimizde görev yapan idarecilerimiz,  personel verimliliğini yükseltmek ve hizmet sunduğumuz, hükümlü, tutuklu ve yükümlülere yönelik faaliyetlerimizin niteliğini artırmak gibi önemli bir misyonu ifa etmektedirler.  Bu misyona ulaşabilmek için modern yönetim ilkelerini içselleştirmiş bir liderlik vizyonuna sahip olmak gerekmektedir. Genel müdürlük olarak beklentilerimiz kurumlarımızın yönetimini, güvenliğini emanet ettiğimiz arkadaşlarımızın da bu vizyona sahip olmalarıdır.
Hiç şüphesiz kurum liderlerimizden öncelikli beklentimiz temsil kabiliyetine haiz olmalarıdır. Temsil, içinde ciddiyet ve özgüven unsurlarını barındıran bir dış görünüşü gerektirmekle birlikte, kişilere, olaylara, sorunlu hususlara yaklaşım tarzındaki üslup, güven veren bir duruş ve ciddiyettir. Temsil yeteneği adaletle karar verebilme ve muhatapla empati kurabilme yetenekleri ile bezendiği ölçüde mesai arkadaşları ve hizmet sunulan diğer kişiler tarafından kabul görme ve örnek alınmayı doğuracaktır. 
Kurum içi uygulamalarımız mutlaka mevzuata ve insan haklarına uygun olmalıdır. Ceza infaz kurumu idarecilerimizin yaptıkları iş gereği, infazdan, sağlığa, eğitimden güvenliğe kadar birçok alanda yasa, yönetmelik ve genelgeler seviyesinde dikkate alacağı kurallar bulunmakta ve bunlar hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir. Mevzuata bağlılık, kuralların engel olma, hayır deme için gerekçe üretme amaçlı kullanımı olarak algılanmamalıdır. Yasalara uygun hareket etmek, alınan kararların, yürütülen işlemlerin yasalara ve alt mevzuata uyumlu, bu yönü ile denetlenebilir ve şeffaf olmasıdır.
Çalışma alanımızdaki faaliyetleri düzenleyen kuralların başkaları kadar kendimiz için de olduğu bilinci ile hareket etmek büyük önem taşımaktadır. Yönetim anlayışımızda yer almayan ve kesinlikle kabul edemeyeceğimiz ve özel hassasiyet gösterdiğimiz bir husus da kuralların yöneticilerin elinde yönettiği kişilere karşı mobbing unsuru olarak kullanılmasıdır.
Genel müdürlük olarak, her kademeden personelimizin eğitimi ve bilgilendirilmesine önem vermekteyiz. İdarecilerimizin de kurumlarında görev yapan personeli, düzenli seminerler ve eğitim programları ile kurum uygulamaları hakkında bilgilendirilmelerine büyük önem vermekteyiz. Geçtiğimiz yıllarda Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülen “Türkiye’de Model Cezaevi Uygulamasının Yaygınlaştırılması ve Cezaevi Reformunun Desteklenmesi Projesi” ile iyi bir ivme kazanılmış ve belirlenen kurumlarda personelimize mahkum kabulden tahliye aşamasına kadarki tüm aşamaları da kapsayan eğitimler verilmişti. Kurum yöneticilerimiz gerek kendileri bu eğitim programının kendi kurumlarında uygulanabilmesini gerekse halk eğitim müdürlükleri tarafından geliştirilen iş hayatında verimliliği artırmaya yönelik kişisel gelişim seminerlerini kurumlarında uygulamaya geçirmeleri mümkündür. Kurumlarımızda görev yapan müdürlerimizin, öğretmenlerimizin, psikolog ve sosyal çalışmacılarımızın bu eğitim faaliyetlerinde görev alması mümkündür. Gerek Sesleniş Gazetemizde yayımlanan haberler vasıtasıyla gerekse tarafıma ulaşan bilgilerden, kimi kurumlarımızda tanınmış kişilerin katılımıyla personelimize yönelik kişisel gelişim seminerleri verildiğini öğrenmekten dolayı yaşadığım memnuniyeti sizinle paylaşmak istiyorum.
Değerli mesai arkadaşlarım, ilkeli yönetim anlayışımızın bir yansıması olarak, gerek infaz gerekse iyileştirme çalışmalarımızın belli standartlarda yürütülmesine önem vermekteyiz. Bu kapsamda belli tip kurumlardan birinde yapılan fiziki değişiklik ve iyileştirmenin diğerlerine de yansıtılmasına, yeni hizmete açtığımız kurumların öncelikle personel dostu bir proje üzerinden yapılandırılmasına, aksaklıklar tespit ettiğimiz hususlarda da ilgili birimlerin projelerde gerekli iyileştirmeleri yapmaları için harekete geçiriyoruz. Bu kapsamda hükümlü ve tutuklulara yönelik yürütülen iyileştirme faaliyetlerinin de verimli bir şekilde uygulanabilmesi için tüm kurumlarımızda yer alan, mesleki eğitim alanları ile sınıfların,  bireysel görüşme ve grup çalışma odalarının ihtiyaçlarının tespit edilerek karşılanması konusunda yöneticilerimizin gerekli gayreti göstermelerini istiyorum. Kurum ziyaretlerimizde, toplantı hitaplarımızda ve bu güne kadarki tüm çalışmalarımızda gerek personelimize gerekse hükümlü ve tutuklulara yönelik olarak yürütülen her türlü eğitim faaliyetini sonuna kadar desteklediğimizi ifade ettiğimiz gibi bunu somut olarak da ortaya koyduk.   
Genel Müdürlüğümüzce geliştirilen eğitim ve iyileştirme programlarımızın sayısını ve niteliğini artırma yönündeki faaliyetlerimiz tüm hızıyla sürmektedir. Önümüzdeki günlerde UYAP üzerinden yazılımı tamamlanacak, eğitici ve uygulayıcı eğitimleri de verilerek hayata geçirilecek olan Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi  (BİSİS) ile hükümlü ve tutukluların risk ve ihtiyaçları doğru bir şekilde tespit edilerek, infaz kanunumuzda belirlenen iyileştirme faaliyetlerimizi hedeflerine ulaştırma şansı elde edeceğiz. Bu kapsamda Genel Müdürlüğümüzce yürütülmekte olan “Ceza İnfaz Kurumlarında Akıl Sağlığı ve Bağımlılık Tedavi Hizmetlerinin İyileştirilmesi Projesi” ile depresyon, anksiyete, uyku bozukluğu gibi ruhsal rahatsızlıklara düçar hükümlülere yönelik doğru yaklaşım tarzları ile gerekli destek ve iyileştirmeyi yapma şansını elde edeceğiz. Eğitim faaliyetlerimiz kapsamında bu yılın başından itibaren hayata geçirdiğimiz “Ceza İnfaz Kurumlarında Değerler Eğitimi Programı”nın kurumlarımız tarafından kabul görmesi ve olumlu geri dönüşlerden dolayı memnuniyetimi dile getirmek istiyorum. Değer Dergisi’nin bütün ünitelere dağıtılarak, tüm hükümlü ve tutuklulara ulaştırılmasına, bilgi yarışmalarında katılımın artırılması ve yarışmada dereceye girenlere ödül mevzuatımız kapsamında ödüllendirmelerin adaletli bir şekilde yapılmasında gerekli hassasiyetin gösterilmesini, bu anlamda dergimizin hedef kitlesinin sadece hükümlü ve tutuklular olmaması nedeniyle personelimizin de istifadesine sunulmasının da sağlanmasını istiyorum.
Bu vesile ile hepinize çalışmalarınızda başarılar diler, sağlıklı ve huzurlu yarınlar temenni ederim.