Kurumlarda Eğitim

“İnsan eğitimle doğmaz ama eğitimle yaşar” diyor 16. yüzyılda yaşamış dünyaca ünlü İspanyol yazar Cervantes. Kurumlarımızı yalnızca suç işlemiş insanların içine kapatıldığı fiziki yapılar olarak varsaymaktan öte onları, yaşayan, değişen, dönüşen ve dolayısı ile yaşatan, değiştiren ve dönüştüren, bunları yaparken de başlıca enstrüman olarak eğitimi kullanan-kullanmak zorunda olan birimler olarak görülmesi gerektiğini açıkça ifade etmek istiyorum.

Evet hiç şüphe yok ki insanoğlu olarak dünyaya geldiğimiz ilk andan itibaren koşullar nasıl olursa olsun eğitimle iç içe olmamız, onu içselleştirip edindiğimiz kazanımları da yaşantımıza yansıtabilmemiz, hayatımızı sağlıklı bir biçimde devam ettirebilmek için son derece büyük bir önem taşımaktadır. Alınan eğitimin kapsamına ve içeriğine göre edinilen bilgiler de kişinin yaşamına etki ettiği gibi hayatının daha sonraki kısmına da yön vermekte ve onu şekillendirmektedir. Biz de Genel Müdürlük olarak eğitimin insan ve toplum hayatındaki öneminin farkında olmanın bizlere yüklemiş olduğu sorumluluk duygusuyla kurumlarımızda bulunan hükümlü ve tutukluların eğitimini son derece önemsiyoruz. Eğitimin bir sonuç değil aksine bitmeyen bir süreç olduğunun bilincinde olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların yeniden topluma kazandırılmaları, sorumluluk hissiyatını edinmiş bireyler olarak yaşantılarını sürdürebilmeleri amacıyla eğitim faaliyetlerine en üst düzeyde önem gösterdiğimiz eğitim faaliyetlerini ceza infaz kurumlarındaki eğitim servisleri tarafından gerçekleştirmekteyiz. Genel Müdürlüğümüzün oluşturduğu standartlar doğrultusunda hayat boyu öğrenme anlayışı çerçevesinde yürütülen eğitim faaliyetleri; kuruma ilk geldiği andan başlayarak hükümlü-tutukluların eğitim düzeyleri ve meslekî durumları kurum öğretmenleri tarafından yapılan görüşmeyle belirlenir ve bu doğrultuda hükümlü-tutuklunun tahliye edileceği âna kadar kendisi için gerekli olan eğitim programı hazırlanır. Bu bağlamda eğitim öğretim faaliyetleri içerisinde: Okuma Yazma Kursları, Yaygın Eğitim, (Açık Öğretim Ortaokulu, Açık Öğretim Lisesi ve Açık Öğretim Fakültesi) Örgün Yüksek Öğretim başlıkları altında kurumlarımızda bulunan hükümlü-tutukların eğitimlerini sürdürebilmelerini sağlamaktayız.

2014 itibariyle ceza infaz kurumlarında yürüttüğümüz eğitim çalışmaları kapsamında; birinci kademe oku-ma yazma kurslarından, doktora eğitimine varıncaya kadar toplamda 68.374 hükümlü-tutuklu eğitim olanaklarından yararlandırılmıştır. Cezaevlerinde bulunan 161.523 kişilik hükümlü-tutuklu sayısı göz önüne alındığında eğitim imkanlarından yararlanan kişi sayısının neredeyse toplam sayının yarısına yaklaştığını görmek, eğitime verdiğimiz önemin boyutlarını gözler önüne sermekte ve Genel Müdürlük olarak bizleri de mutlu etmektedir. Ayrıca geçtiğimiz günlerde gerçekleşitirilen YGS sınavına 4921 hükümlü ve tutuklunun katılımı sağlanmıştır. Eğitim imkanlarından yararlanan hükümlü-tutuklu sayısının artması beraberinde iş yükündeki yoğunluğu da arttırsa da personelimizin bu konuda ki üstün gayreti bizleri gelecek noktasında umutlandırmaktadır. Eğitimin hayatın vazgeçilmez bir ögesi olduğundan hareketle kurumlarımızda ki eğitim faaliyetleri artarak devam edecektir.

Değerli arkadaşlar, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ailesi olarak bugüne kadar iyi niyet, samimiyet ve çalışkanlığımızla birçok işin üstesinden nasıl geldiysek, bundan sonra da aynı azim ve kararlılıkla projelerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz. İnanıyorum ki gelecek yıllarda kurumlarımız daha farklı ve daha çalışılabilir bir noktaya gelecektir. Personelimizin kişisel eğitim ve donamının artması, düzenlenen eğitim programları ve personelin gayreti sayesinde elbirliği içerisinde bir çok sıkıntıyı aşacağımızı düşünüyorum. Sizlerin daha huzurlu ve daha güvenli bir ortamda görevinizi ifa etmeniz bizleri ne kadar mutlu ekmekte ise, yaşadığınız sıkıntılar da yöneticiler olarak bizleri bir o kadar üzmektedir. Her defasında tekrarladığımız bir gerçeği unutmamamız gerekiyor. Bizim kurumlarımız diğer kamu kurumlarından farklı olarak inanılmaz sabır ve emek gerektirmektedir. Kurumlarımızı daha çağdaş ve daha çalışabilir bir noktaya ulaştırmak yolundaki gayretimizin karşılıksız kalmayacağını düşünüyorum. Çağdaş infaz anlayışında Avrupadaki bir çok ülkeden daha iyi durumda olduğumuzu söyleyebilirim. Ancak, bu bizler için yeterli olmadığı gibi, her daim örnek gösterilen bir kurumsal yapıya sahip olmamız gerekiyor. Bunu başarabilmek içinde gelecek yarınlara el birliği ile çalışarak ve kendimizi her daim daha fazla geliştirerek ulaşacağımızı unutmayalım.

Yeni sayımızda görüşünceye dek huzurlu ve sağlıklı günler dilerim.