ÇANAKKALE DESTANI VE KADINLAR GÜNÜ

Dünya tarihine baktığımızda, kadının sosyal yaşam içerisindeki rolü, insanların doğumundan ölümüne kadar tüm zaman dilimlerini kapsar. Mart ayı içerisinde kutladığımız Dünya Kadınlar Günü, yıl içerisinde kutlanan bir çok günden daha anlamlı ve daha benzersizdir. Ülkemiz coğrafyasında ise kadın denildiğinde fedakar, cefakar, kendi hayatını hiçe sayıp sırf çocuklarının ve yuvasının mutluluğu için dişinden tırnağına fedakarlık dolu bir hayat geçiren o yüzleri nurlu, bakışları yorgun ama umut dolu analar akla gelir.

Tarihimize baktığımızda, Anadolu kadınının ne denli zorlu ve çileli mücadelelere karşı durduğuna binlerce örnek verilebilir.

Ceza infaz kurumlarımızda bulunan kadınlara yönelik tüm kurumlarımızda çeşitli etkinlikler düzenlenirken, kadın hükümlü ve tutuklularımızın sosyal yaşama adapte olabilmeleri için çeşitli eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütülmesinin yanında, meslek edindirme çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor.

Bu çerçevede, cezaları bittikten sonra kadınların karşılaştığı problemlerin daha yoğun ve çeşitli olduğu göz önünde bulundurularak kendi işlerini kurma ve girişimcilik konularında eğitimlerin verilmesi amaçlarına yönelik olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile birlikte “Mahkum Kadınlar için Kariyer Planlama Sistemi” projesi yürütülmektedir. Projede önerilen modelin hayata geçirilmesiyle, kadınların kişisel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlanarak toplumsal hayata uyumları kolaylaştırılacak ve iş hayatına girmeleri konusunda kendilerine rehberlik edilecektir.
Bu projenin yanında, sosyal ve kültürel etkinliklerle de moral ve motivasyonlarını üst noktada tutarak, cezalarının infaz sürecini en verimli biçimde geçirmelerini sağlamak için daha bir çok projenin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Peygamber Efendimiz (S.A.V)‘in “Kadınlar Allah’ın sizlere emanetidir” ve “Cennet anaların ayakları altındadır” sözleri üzerine tüm kadınların “Dünya Kadınlar Günü” nü en içten dileklerimle kutluyorum. Ceza infaz kurumlarında bulunan kadın hükümlü ve tutuklularında en kısa sürede özgürlüklerine kavuşarak aileleri ile buluşmalarını canı gönülden diliyorum.

Mart ayı içerisinde kutladığımız bir diğer önemli gün ise 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferidir. Anadolunun bağrından kopup düşmana balyoz gibi inen, genci yaşlısı, kadını erkeği yüzbinlerce vatan evladının, bu toprakların Türk yurdu olduğunu tüm cihana ilan ettiği gündür. 18 Mart tarihi, Çanakkale sırtlarında 251.000 Mehmetçiğin vatanı uğruna şehadet şerbeti içtiği gündür. O gün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kahramanlık destanına komutanlık ettiği gündür. O gün, Koca Seyit ya da diğer adıyla Seyit Onbaşıların, Mücahide Hatice Hanımların, Nezahat Onbaşıların, keskin nişancı kadınların ve ismini daha sayamadığımız yüzbinlerce vatan evladının destan yazdığı gündür.
Değerli arkadaşlar,

Kahraman Türk kadınının, Çanakkale Zaferindeki yeri daha bir başkadır. Cephede savaşan, cephane taşıyan, yaralara merhem olmaya çabalayan ve canını korkmadan bu toprakların vatan olması için feda eden şehit kadınlarımız, bugün bu coğrafya da bizlerin rahat ve huzurlu bir şekilde yaşayabilmemiz için o mücadeleyi vermiştir. Bizlere düşen en önemli görev ise, bu tarihi unutmamak ve gelecek nesillere de unutturmayarak, üzerimize düşen görevi en güzel biçimde ifa etmektir. Çünkü bu topraklar kolay vatan olmadı. Milli Şairimiz Mehmet Akif’in “Vurulup alnından tertemiz uzanmış yatıyor, bir hilal uğruna Ya Rab, ne güneşler batıyor” dizelerinde belirttiği gibi, Çanakkale’de destan yazan atalarımızın bu kahramanlığı, bugün bizler tarafından onurla ve gururla yad edilmektedir.

Sevgili arkadaşlar, ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik müdürlüklerinde sosyal ve kültürel çalışmalar kapsamında gerek tiyatral çalışmalar, gerekse görsel objelerle sahnelenerek yüreklerde buruk bir acı ve tarifi imkansız duygular oluşturan Çanakkale Zaferinin anlatıldığı programlar, bizlerin şanlı tarihine ne kadar bağlı, atalarımızın emaneti olan bu vatana ne kadar aşık olduğumuzu bir kez daha göstermiş, bu noktada gerek kadınlar günü etkinliklerinde gerekse Çanakkale Destanı programlarının hazırlanmasında ve sunulmasında emeği geçen tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Sizlerin bu gayreti ve takdire şayan çalışmaları, bizleri gelecek noktasında daha da ümitlendirmektedir. Çünkü yaptığımız her çalışmanın, her projenin sonunda olumlu geri dönüşler almak bizleri daha da heyecanlandırmakta, yeni adımlar ve yeni projeler üretmeye sevk etmektedir.

Ceza ve Tevkifevleri ailesi olarak bizlerin bir bütün olduğu unutulmamalıdır. Hayatımızı borçlu olduğumuz ve haklarını hiç bir zaman ödeyemeyeceğimiz annelerimizin, kardeşlerimizin, eşlerimizin ve çocuklarımızın gururla kutladığı Kadınlar Günü ile Şanlı ecdadımızın ve Şanlı Tarihimizin gururla anıldığı bu özel günlerle ilgili olarak tüm ceza infaz kurumlarında ve tüm denetimli serbestlik müdürlüklerinde çeşitli programlar düzenlenmesi ve bu programlara katılımların beklenilenin üzerinde olması bizleri son derece mutlu etti. Bizler, sizlerin başarısı ile ne kadar gurur duysak azdır. Kurumlarımızın istenilen düzeye gelmesi, daha çalışılabilir, daha güvenli ve huzurlu olabilmesi için emek sarfeden tüm mesai arkadaşlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Kurum ziyaretlerimizde zaman zaman sizlerin sorunlarını dinleme fırsatımız oluyor. Genel Müdürlük olarak bu sorunların en aza indirgenmesi, bazı durumların yeniden revize edilmesi noktasında elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Biliyoruz ki, ne kadar bir arada olursak, o kadar sorunlarımız azalır. Ne kadar omuz omuza verirsek, birlik ve beraberliğimiz o kadar huzurlu ve sürdürülebilir olur.

Mutlu ve umutlu yarınlarda buluşmak üzere hepinize iyi çalışmalar dilerim.