GELECEĞİMİZİN TEMİNATI ÇOCUKLARIMIZ

Çocukların; ülkelerin, milletlerin, toplumların geleceği olduğu söylemi klasik bir söylem olmakla birlikte, gerçeğin kendisini ifade eder. Çünkü bugünün çocukları ve gençleri Milletin devamı ve geleceğin yetişkinleridir. Bu sebeple, iyi eğitim almış ve yarınlara iyi hazırlanmış mutlu nesiller bir toplumun geleceği için oldukça önemlidir. O halde geleceği planlarken, nasıl bir ülke hayal ettiğimizi ortaya koyarken ve hayallerimize uygun bir ülkede yaşamak ideali doğrultusunda projelerimizi üretirken, önce çocukları nasıl yetiştireceğimiz ve nasıl bir gençlik istediğimiz sorusunun cevabını bulmak durumundayız.

Geleceğimizin güvencesi ve yarınlarımız olan çocuklarımızın; milli benliğini kazanmış, vatanını milletini seven, toplumsal duyarlılığı olan, kişilikleri güçlü değerlerle tahkim edilmiş bireyler olmaları için elimizden gelen tüm çabayı toplum, kurumlar ve kişiler olarak göstermek ortak sorumluluğumuzdur. Bu çabanın; aileden başlayarak, eğitim kurumlarımıza kadar toplumun her kesiminin katkı vermesi gereken bir çaba olduğunu görmek önemlidir. Hiç şüphesiz bu müesseselerin en önemlisi ailedir, diğer kurumlar ailenin çocuğa sağlaması gereken temelin üzerinde hareket ederler. Bu nedenle ailelere  çocuğun geleceğini ve dolayısı ile toplumun geleceğini belirlemede önemli bir  görev düşmektedir. Hiçbir aile, çocuğunun suça itilmesini ya da daha çocuk sayılacak yaşta ceza infaz kurumlarıyla tanışmasını istemez doğal olarak. Sağlıklı her aile, çocuğunun, toplum içerisinde itibarlı, geçimini ileride sağlayabilecek kadar eğitimli ve donanımlı, iyi bir insan olmasını ve gelecekte bu niteliklere sahip bir birey olarak toplumdaki yerini almasını ister. Ancak unutulmamalıdır ki arzu edilen bu sonucu elde edebilmek emek ister, bilinç ister. Anadolu’nun değer yargılarının içerisinde bu vasıfta evlat yetiştirebileceği her türlü yöntem ve kuralı bulmak mümkündür. Bütün bunlara rağmen, bazen çocuklarımızın suça itilmesini önleyemiyor ve onları asla karşılaşmamaları ya da olmamaları gereken yerler olan ceza infaz kurumlarında görebiliyoruz. Her nekadar ceza infaz kurumlarında bulunan çocuk sayısının toplam hükümlü tutuklu sayısına oranı son on yılda hızlı bir düşüş göstermiş ise de, başka bir ifade ile artan tutuklu ve hükümlü sayısı karşısında sabit kalmış olsa da, tek bir çocuğun dahi ceza infaz kurumlarında olması arzu edilmeyen bir durumdur. Bununla birlikte, suça sürüklenen, bir nedenle ceza infaz kurumlarında bulunan çocukların ve gençlerin  hayattan kopmamaları ve kaybettiklerini bu kurumlarda yakalamaları da bizim en önemli görevlerimizin başında gelmektedir. Bu çocuklarımızın, eğitim ve öğretimlerini tamamlayıp, meslek sahibi bireyler olarak hayatın içerisinde olmaları en büyük hedefimizdir. Bu amaç doğrultusunda birçok çalışma ve proje yürütmekteyiz. Bunlardan bir kısmı;

Çocuklar İçin Adalet Projesi; Avrupa Birliğinin mali, UNICEF’in teknik desteği ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı kurumlarda bulunan çocuklara yönelik geliştirilen “Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi (BİSİS) ile her hükümlü bireysel olarak değerlendirilerek, risk düzeyi saptanmakta ve bu duruma uygun bireysel iyileştirme planı yapılmamaktadır. 

ARDIÇ Psikososyal Destek ve Müdahale Programı; Psiko-sosyal yardım servisi uzmanları hükümlü ve tutuklu çocuklar ile ailelerinin bireysel özelliklerini dikkate alarak, bireysel görüşme ya da grup çalışması yoluyla içinde bulundukları koşullara yönelik farkındalıklarını artırma, durumlarına yönelik alternatif çözümler geliştirme yönünde psiko-sosyal destek ve müdahalede bulunmaktadır. Bu kapsamda; Aile, Bağımlılık, Cinsel Suç, Güvenli Davranış, Kişilik Gelişimi, Kişisel Gelişim, Öfke Kontrol, Üreme ve Cinsel Sağlık modülleri ile seminer şeklinde uygulanan bağımlılık önleme, internet ve medya, iletişim, istismar, öfke stres, sigara ve yaşam bilgileri konularında eğitimler verilmektedir.

Eğitim Faaliyetleri; Hiç eğitim görmemiş ya da eğitimlerini yarıda bırakmış çocuklar, eğitim ve öğretimlerine devam edebilmeleri için eğitim servisi tarafından değerlendirilirken, çocuğun eğitim ve öğretim almasına yönelik her türlü işlemler bu servis tarafından yapılmaktadır. Bu kapsamda; birinci ve ikinci kademe okuma yazma kursları, örgün eğitim, açıköğretim ortaokulu, ve açıköğretim lise eğitimleri ile iş ve meslek kursları konularında eğitimler verimektedir.

Sivil Toplum Kuruluşları ile Yapılan Çalışmalar; Çocuk kapalı ceza infaz kurumları ve yetişkinlere ait kurumların çocuk bölümlerinde kalan çocuklara yönelik olarak yürütülen eğitim ve iyileştirme faaliyetleri çerçevesinde resmi, özel ve gönüllü kişi, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılırken, çeşitli alanlarda bir çok protokol imzalanmıştır.
Hali hazırda yürütülen bu projelere ek olarak daha bir çok projeyi hayata geçirerek gençlerimizin bu hedeflere ulaşabilmeleri için elimizden geleni yapmaktayız. Kendileri ve toplumun geleceği adına önemli olan bu faaliyetlerde gençlerimizin bireysel gayretleri çok önemlidir. Kurum personelimizin yoğun gayreti ve gençlerimizin istekli oluşu bizleri gelecek noktasında daha da umutlandırmaktadır. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 65 inci Maddesinde; anneleri hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan 0-6 yaş grubundaki çocuklar, annelerinin yanında kalabileceği şeklinde düzenlenmiştir. Annelerinin yanında kalan çocukların mama, süt vb temel ihtiyaçları devlet tarafından karşılanırken ayrıca gelişimleri için gerekli olan birçok gıda ek iaşe olarak verilmektedir. Çocuk bezi, elbise gibi ihtiyaçları da devlet ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde giderilmeye çalışılıyor. 21.12.2011 tarihinde Adalet Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında “Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevlerinde Annesinin Yanında Kalan Çocukların Gelişimlerinin Desteklenmesi Hakkında İşbirliği Protokolü” kapsamında kadın kapalı ceza infaz kurumlarında ve kapalı ceza infaz kurumlarının bir bölümünde oluşturulan kreşlerden annesinin yanında kalan çocuklar faydalanmaktadır. Annesinin yanında kalan çocuklar kurum kreşlerinin yanında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı anaokullarında sunulan hizmetlerden de yararlanmaktadır. Ayrıca, Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, Tüvana Okumaya İstekli Çocuklar Vakfı ve diğer Sivil Toplum Kuruluşları ile annesinin yanında kalan çocuklar ve annelerinin fiziksel sosyal ve psiko-sosyal gelişimlerine uygun olarak eğitim, eğitim materyali, oyun alanları, oyuncaklar ile diğer ihtiyaçlarına uygun olarak projeler yürütülmektedir.   Genel Müdürlük olarak yaptığımız çalışmaların yanısıra sivil toplum kuruluşları ile yapılan işbirliği çalışmalarıyla, çocukların ve annelerinin sorunlarına çözüm üretme çabası içerisindeyiz. Eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetler, oyun alanları ve kreş hizmetleri ile yarınlarımızın sahiplerine devletin şefkatli ellerini uzatmaktayız. Sivil toplum örgütleri, kamu kurum-kuruluşları ve üniversiteler ile işbirliği içerisinde, bu çocuklara yönelik, tiyatro, sinema, resim çalışması, masal okuma gibi  sosyal-kültürel faaliyetler ve çeşitli çalışmalar hayata geçirilmektedir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik müdürlüklerinde çocuklara yönelik bir çok etkinlik düzenlenmektedir. Düzenlenen bu  etkinliklerin temel amacı onları mutlu edebilmek ve bir nebze de olsa dışarıdan soyutlanmalarına engel olmaktır. Onların bir tebessümleri, küçücük mutlulukları bizlerin çalışma aşk ve şevkini artırmaktadır. Çok şeye ihtiyacı yoktur çocukların. Bazen bir tebessümle mutlu olurlar, bazen de saçının okşanmasıyla… Kurumlarımızda Nisan ayı  içerisinde diğer bir etkinlikte  Hz. Muhammed (S.A.V) in dünyaya gelişi nedeniyle düzenlenen “Kutlu Doğum Haftası”dır. “Çocuk kokusu cennet kokusudur” diyerek çocuk sevgisini en güzel hadislerle anlatan Peygamber Efendimizin rahmet olarak dünyaya gelişi kurumlarımızda kutlandı. Tüm kurumlarımızda büyük bir hürmet ve maneviyat içerisinde kutlanan Kutlu Doğum Haftası, kaplerimizde manevi anlamda tatlı bir esinti oluşturdu.  

Tüm kurumlarımıza ve bu etkinliklerde kurumlarımıza destek veren kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ediyorum.

Çocuk toplumun en savunmasız kitlesi olmakla beraber ünlü düşünür H. JİNOTT’un da söylediği gibi “Çocuklar donmamış beton gibidir üzerine ne düşerse izi kalır.‘‘ Eğer bir ulusun geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmek istiyorsak, geleceğin teminatı  olan çocuklarımızı koruyup onlara güzel bir dünya hazırlamamız gerekmektedir. Bu, biz büyüklerin asıl ve en önemli vazifesidir.