Başarmak ve İnanmak...

Başarmak için çok çalışmak, çalışmak için de gerçekten inanmak şarttır. Gerçeğe dökebileceğimize ve başarabileceğimize inanmadığımız bir iş için ne kadar çaba gösterirsek gösterelim sonucu negatif olur. Başarabileceğine inanmayan, kendisine ve ekip arkadaşlarına güvenmeyen insan sürekli bahane üretir, neden başarılı olunamadığı yönünde söylemler türetir. Olumsuz düşünceleri nedeni ile hem kendini hemde çevresinin iş motivasyonunu düşürür. Oysaki bahaneler üretmek yerine inanarak, planlı ve düzenli bir çalışma temposu ile başarılamayacak hiç bir iş yoktur diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar; Sadece hizmet üretmek, daha iyi bir geleceğe, daha iyi yaşam ve çalışma koşullarına ulaşmak için var gücümüzle çalıştığımız bir yılı geride bıraktık. Ceza infaz kurumlarımızda görev yapan infaz koruma memuru arkadaşlarımızdan, Genel Müdürlük makamına kadar tüm kademelerde görev yapan arkadaşlarımız, kurumsal vizyonumuzun gerçekleşmesi ve kurumlarımızın koşullarının daha iyi olması için çaba gösterdi. "Uzun bir yolculuk tek bir adımla başlar" diyen Konfüçyüs'ün sözünden hareketle, her daim en iyiyi hedefleme hususunda atmış olduğumuz adımlarla başlayan hizmet aşkımız, gelinen nokta ile sevindirici olsa da, hedeflediğimiz yere uklaşmak için daha çok çalışmalı, daha çok üretmeliyiz. Bugün itibari ile Avrupanın ve dünyanın bir çok devletinden kurum itibari ile daha iyi bir konumda bulunsak da, daha yürümemiz gereken çok yol, atmamız gereken çok adım var.

Genel itibari ile başarılı ve özveri dolu bir yılı geride bıraktık. Emeği geçen tüm mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Her daim dile getirdiğimiz bir söylem var. Taşrada görev yapan arkadaşımızın başarısı, bizlerin başarısıdır.

"Ceza infaz kurumları, devletin dışarıya yansıyan yüzüdür". Personelimizin moral ve motivasyonu konusunda bir çok proje ve çalışma yapmış olsak da, bunların yeterli olmadığını biliyoruz. Aynı şekilde cezası infaz edilen hükümlü ve tutukluların mesleki ve sosyal açıdan rehabilite olamamış şekilde tahliye olmaları ve yeniden suça bulaşmaları, eksiğimiz nerede sorusunu akla getirerek eğitim ve iyileştirme çalışmaları ile meslek edindirme çalışmalarına daha fazla eğilmemiz gerektiğini gösterir.

Değerli okurlar, geçen her saniye insan hayatı için ne kadar önemli ise, hizmet üretiminde de bizler için o kadar önemli. En başta vurgulamamız gerekir ki bizlerin kaybedecek bir dakikası dahi yok. Daha iyi hizmeti nasıl verebiliriz? Daha donanımlı bir personel yapısına nasıl kavuşuruz? Dünya üzerinden örnek gösterilecek kurumsal bir yapıya nasıl bürünürüz? İnfazı sonrasında yeniden suça bulaşmayan, sosyal ve mesleki yaşama adapte olmuş kişilerin yüzde doksanlara ulaştığı bir infaz anlayışına nasıl ulaşırız? gibi sorularla yarınlara hazırlanıyor ve bunun planlamasını şimdiden yapıyoruz.

Sağlam temeller üzerine oturtulmuş bir infaz anlayışı ile, gerek fiziki koşulları gerekse çalışma ve yaşam koşulları daha da iyileştirilmiş kurumlarımızın sayısının her geçen gün artması, yeni kurumların açılmasının yanında varolan kurumlarımızın modernize edilmesi çalışmalarımızın sadece bir bölümü. Hep daha fazlasını hedefleyen, daha iyiyi yaşamak ve yaşatmak hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz.

Geçmişin geçmişte kaldığı bilinci ile her yeni başlayan günde hep birlikte yeni ve daha kararlı adımlarla istediğimiz noktaya ulaşma gayretinde olacağız. Sabırlı,dirayetli, zorluklar karşısında yılmadan, pes etmeden üzerimize düşen bu kutsal görevi kanunlar çerçevesinde yerine getirirken, yapmış olduğumuz işin maddi boyutunun yanında manevi kazancını da unutmayacağız. Bir insan kazanmanın bir toplum kazanmak demek olduğundan hareketle, bizlerin omuzlarına yüklenen bu ağır ve zor görevi yerine getirirken, karşımızdakinin de insan olduğunu asla unutmayacağız.

Sevgili arkadaşlar, herkesin ve herşeyin gelip geçici olduğunu, bu dünyanın ve insan ömrünün baki olmadığını unutmadan, görev sahamız içerisinde yetkimizi kullanırken adaletli ve herkese eşit mesafede olacağız.