ÇAĞDAŞ İNFAZ ANLAYIŞINDA EĞİTİM-ÖĞRETİM

Bilgi çağının gerektirdiği donanımda bireylere sahip olmak, toplumsal gelişimimiz adına çok önemlidir. Bireysel gelişimimizden başlayarak yetki alanımızda bulunan personelimizin de gerekli donanım ve tecrübeye sahip olması, kurumsal hedeflere ulaşma konusunda bize bü- yük güç katacaktır. Çünkü, bilginin para ettiği ve teknolojinin alınıp satıldığı bir yüzyılda yaşıyoruz. Ürettiğiniz standart ürünlerin değil fikirlerin, projelerin ve yeni nesil teknolojilerin değer kazandığı bir dönem içerisindeyiz.

Bu döneme ayak uydurmak, dönemin gerektirdiği bilgi ve tecrübeden istifade ederek kendimizi yenilemek ve tüketen de- ğil üreten bir yapıya kavuşmak bizim en büyük hedeflerimizden biri olmalıdır. Bu yapıyı infaz anlayışımız ile birleştirerek bu yönde fikirler, projeler üreterek, gerek kurumlarımızın vizyonunu geniş- letmiş gerekse Milli kalkınma alanında Ülkemizin geleceğine katkı sağlamış oluruz. Bunu yapabilmenin temelinde ise eğitim ve öğretim alanında en iyi olabilmek yatar. Çağdaş infaz anlayışı- nın en önemli argümanlarından biri olan eğitim ve iyileştirme çalışmaları, ceza infaz kurumlarında sürdürdüğümüz projelerin olmazsa olmazlarındandır. Bir tutuklu ya da hükümlü- nün ceza infaz kurumuna girdiği andan tahliyesine kadar geçen sürede uyguladığımız eğitim ve iyileş- tirme çalışmaları, hükümlü ve tutuklunun yeniden suça bulaşmasını önlemek ve tahliyesi sonrası sosyal yaşama adapte olabilmesini sağlamayı amaçlar. Kurumlarda bulunan hükümlü ve tutukluların eğitim-öğretim, psiko-sosyal, sosyal ve kültürel programlar ile meslek edindirme çalışmalarına katılarak hem kendilerini geliştirmeleri, hemde özgür yaşamdan uzak geçen sürenin en verimli şekilde geçirilerek kişisel, eğitimsel ve mesleki kazanımlarının en üst seviyeye ulaştırılması sağlanır. İnfaz sisteminin gelişmesi adına bugüne dek atılan adımlar, ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik kurumlarında sürdürülen faaliyetler ve bu faaliyetleri destekleyici uluslararası projeler ve programlar, ceza infaz kurumlarının sadece cezanın infazının sağlandı- ğı kurumlar olmadığı aynı zamanda hükümlü ve tutuklunun kendini geliştirdiği ve özgür yaşama hazırladığı kurumlar olduğu artık gün gibi gerçektir. Örneğin okuma yazma bilmeyen bir hükümlü için açılan okuma yazma kursları, ilköğretim eğitimi yarıda kalmışlar için ilkokul eğitimi, lise, önlisans, Lisans hatta yüksek lisans ve doktora yapmak isteyen hükümlü tutuklular içinde bu eğitim-öğretim programları kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde sürdürülmekte olup, her ge- çen yıl eğitim-öğretime katılan sayısı artmaktadır. Öte yandan bir çok alanda açılan meslek edindirme kursları sayesinde meslek sahibi olan ya da sahip olduğu mesleki bilgi ve beceriyi daha da geliştiren hükümlü ve tutuklular, tahliyeleri sonrası sosyal yaşam içerisinde daha kolay iş bulabilmektedirler. Ayrıca bazı işletmeler veya şirketlerle yapılan anlaşmalar gereği hükümlü ve tutukluların tahliye sonrası iş bulmaları sağlanmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir milleti hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatan da, köleliğe, yoksulluğa düşüren de eğitimdir. “ sözünden hareketle eğitim alanında daha almamız gereken çok yol olduğunu biliyor ve bu bağlamda atılması gereken tüm adımları atmaya çalışıyoruz. Ben fikri ile değil biz fikri ile hareket ederek başarıda da, başarısızlıkta da ortak hareket edebilmek ve ekip ruhu içerisinde temeli sağlam, geleceğine bakıldığında fotoğrafın olumsuzluklar değil herkese eşit mesafede, eğiten, üreten ve geliştiren bir kuruma ait görüntü karesi olması bizleri son derece mutlu edecektir. Kurumsal yapı olarak daha güçlü, refah seviyesi daha yüksek yarınlarda görüşmek ümidiyle..