Çağdaş İnfaz Anlayışı İçerisinde Eğitim Ve İyileştirme Alanında Yaşanan Gelişmeler-I

Ceza infaz sisteminin temel hedefi, hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirerek sosyalleşmesini teşvik etmek amacıyla; üretken, kanunlara, nizamlara, toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır. Bu amaçla sürdürülen eğitim ve iyileştirme çalışmalarında 2000’li yılların başından bu yana gerçekleştirilen önemli değişiklikleri ve yenilikleri ele alacağımız bir yazı dizisine başlıyoruz.

Kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik müdürlüklerinde yaklaşık on beş yıldır çağdaş ceza infaz sistemine uygun eğitim ve iyileştirme etkinlikleri yürütülmektedir. Bu konuda, kurum olarak ikinci bin yılın başından bu yana köklü değişiklikler yaparak  büyük aşamalar kaydettik. Yapılan değişiklikler, hem anlayış bakımından hem de yaşama geçirilen uygulamalar açısından gerçekleştirilmiş olup, bu alanda enerjimizi yitirmeden çalışmaya, günden güne gelişmeye devam ediyoruz.

Tutuklu ve hükümlülerin eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinden faydalanmalarını onlar için bir seçenek olarak değil; kurumların temel işlevlerinden biri olarak görüyor ve kabul ediyoruz. Tutuklu ve hükümlülerin kurumlarımızda kaldıkları süre boyunca yeni beceriler kazanmış, eğitim açıklarını kapatmış, topluma daha donanımlı, insan, ülke ve millet sevgisiyle dolu yani iyileşmiş olarak dönmelerine katkıda bulunmak, temel amacımızdır. Bu doğrultuda çok sayıda ve çeşitli alanlarda çalışmalar yürütülmüş olup, yürütülmeye de devam edilmektedir.

2000 yılı öncesinde kurumlarımızda var olan kalabalık koğuş sistemi, eğitim ve iyileştirme çalışmalarından arzulanan verimin alınmasının önünde önemli bir engel oluşturmaktaydı.  Yeni ceza infaz kurumlarının inşa edilmesi ile bu önemli eksiklik büyük ölçüde giderilmiş, eğitim ve iyileştirme alanında görev yapan personelin daha nitelikli hizmet vermesine olanak tanıyacak ortamların oluşturulması böylelikle mümkün hâle getirilmiştir.

Eğitim iyileştirme faaliyetlerinin daha fazla tutuklu-hükümlüye ulaşmasını olanaklı kılan uygulamalardan biri de personel sayısının arttırılması olmuştur. Alanda görev yapan personel  sayısının artması, eğitim ve iyileştirme çalışmalarının daha düzenli ve verimli biçimde yürütülmesini desteklemiştir. Ancak, kurumlarda hizmet veren personelin sadece nicelik olarak artırılmasını yeterli görmek mümkün değildir. Bu anlamda alanda görev yapan personelin niteliğini artırmak için ihtiyaç duyulan hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerin sunulmasını sağlamak amacıyla eğitim merkezlerinin açılması, önemli bir eksikliğin tamamlanmasını sağlamıştır. 17 Temmuz 2000 tarihinde Ankara Personel Eğitim Merkezi’nin hizmete girmesinin ardından dört farklı ilimizde daha açılan eğitim merkezleri eliyle, personelin ihtiyaç duyduğu hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimler verilmiş ve verilmeye de devam etmektedir.

Kurumlarda sürdürülen eğitim ve iyileştirme çalışmalarının belli kriterler altında gerçekleştirilmesine imkân tanıyan “standartlar sistemi”ne geçilerek, eğitim ve iyileştirme çalışmalarının yeknesak hale getirilmesi takip edilmekte ve not sistemiyle de değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

Yine alandaki çalışma ve gelişmelerin duyurulup tanıtılması ile kültür ve sanat alanında ele aldığı konularla eğitim ve iyileştirme çalışmalarına katkı sağlayan önemli iki yayın hizmeti, Genel Müdürlüğümüz merkez ve taşra çalışanlarının katkılarıyla çıkartılan Sesleniş Gazetesi ile Değer Dergisidir.

Gelişen teknolojinin de kullanılması sayesinde günümüzde, eğitim ve iyileştirme çalışmalarında önemli aşamalar kaydedilmiştir. Örneğin; artık kapalı ceza infaz kurumunda bulunan bir tutuklu ya da hükümlünün uzaktan eğitim yoluyla derslerini takip etmesi, sınavlara katılması mümkün iken AB ile ortaklaşa yürütülen proje kapsamında sistemimize giren, elektronik öğrenme olarak da tanımlayabileceğimiz uzaktan eğitim sistemiyle de personelin  ihtiyaç duyduğu eğitimleri elektronik ortamda alması da sağlanmıştır.

Sistemimizde yaşanan tüm bu gelişmelerle birlikte, eğitim ve iyileştirme alanında yürütülen çalışmalar durağan değil; dinamizmi ve enerjiyi teşvik eden, katılımcılığı destekleyen enerjik bir yapıdadır. İşte bu nedenledir ki; 2000’li yıllardan itibaren önem atfedilmeye başlanan, 2005 yılında yeni ceza infaz yasamızın yürürlüğe girmesiyle büyük bir ivme kazanan eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kurumlarımızda verimli ve dinamik şekilde sürdürülmesine yönelik yeni proje ve çalışmalara, her dönem bir öncekinden daha fazla yoğunluk verilmeye devam edecek, bu faaliyetlerle ilgili yaşanan gelişmeleri yazı dizisi halinde ayrıntılı olarak ele alacağız. Yazı dizimizi ilgiyle takip etmeniz ve sağlıcakla kalmanız dileğiyle...