Ceza İnfaz Kurumlarında Yönetim Anlayışı

Değerli Okurlar, Ceza infaz kurumlarında ve denetimli serbestlik müdürlüklerinde yürütülmekte olan infaz ve iyileştirme hizmetlerinde her geçen gün hizmet kalitemizin arttığını görmek, gerek personelimizin gerekse hükümlü ve tutukluların yaşadıkları problemlere çözüm üretme yolundaki motivasyonumuza olumlu katkı sağlamakta, özellikle personelimizin de bu konudaki çalışmalarımıza istekle destek vermesi gayretlerimizi daha da artırmaktadır.

İnfaz hizmetlerini ulusal ve uluslararası mevzuat ile insan haklarını temel alan ilkelerimiz çerçevesinde yürütürken, kurumlarımızda yürütülen infaz hizmetlerinin muhatabı olan hükümlü ve tutuklu sayısında yaşanan artış, iaşeden, güvenliğe; barınma imkânlarından eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine kadar birçok alanda çalışmalarımızı etkilemektedir. Yol haritamız çerçevesinde bütün projelerimizi şekillendirerek önemli mesafeler kaydetmeye devam ediyoruz. Personel sayısı geçmiş yıllara göre artarak, Ceza ve Tevkifevleri büyük bir aile haline gelmiştir. Ancak, burada asıl önemi olan husus personel sayı- mızın artmasından ziyade buna istinaden personelimizin ve kurumsal işleyişimizin daha donanımlı olmasıdır. Süreç yönetiminde sorunsuzluk değil, verimlilik temel ölçüt olmalıdır. Personelin sayısını artırmak iş yükünü veya iş verimini kökten çözmeyeceği gibi, asıl olan iş verimini artırmak için doğru ve ilkeli bir çalışma prensibi ile mevcut işleyişin sorunsuz biçimde sürdürülmesini sağlamak ve daha iyiye nasıl ulaşılır sorusunu kendisine sorarak yenilikçi bir anlayışı benimsemektir. Öncelikle iş yükünün belirli kişiler üzerine bırakılması ve genel işleyişin bu şekilde sürdürülmesi liderlik kavramı ile bağdaşmayan bir durumdur. Kurum ziyaretlerimizde personel arkadaşlarımızın en öncelikli ifade ettiği konulardan biri budur. Personelin görev alanı içerisinde başarılı olması, huzur içerisinde görevini ifa edebilmesi yöneticilerin çabasına bağlıdır. Yaşanabilecek en küçük aksaklıkların taş- radan Genel Müdürlüğe kadar büyük sıkıntılar oluş- turduğu aşikârdır. İdarecilerin, kurum yöneticiliğinin yanında yönettikleri kişilere karşı lider statüsünde olduklarının bilincinde bulunmaları gerekmektedir. Lider, kendi istediği personelin atanmasını isteyen değil, mevcut mesai arkadaşlarının çalışma verimini artırarak, sorun olarak görülen hususları, öncelikle neden ve sonuçları ile birlikte ortaya koyarak, tüm ekibin katılması ile çözebilen kişidir. Kurum yöneticilerimiz, kurumdaki tüm personeli anlamaya çalışmalı, sorunları tespit ederek, tüm personelin katılımı ile sorunları çözme gayretinde olmalıdır. Bu nedenle kurum yöneticilerinin aldıkları kararlarda eşitlik ilkesine bağlı kalarak ve herkese eşit mesafede durarak hareket etmesi gereklidir. Personelinin sorununu dinleyen, çözüm yolları üreten ve çalışma koşullarını iyileştirmeye çalışarak işleyişin ve sürdürülen projelerin hayata geçmesini sağlayan bir yönetici profili çizilmelidir. Personelin kurumlardan beklentilerini dinleyerek, çözüm yolları geliştirmek bizim görevlerimiz arasında yer almalıdır ki sürekli bir ileriye gidebilelim. Kurumlarda, kanunlara ve yönetmeliklere uygun olarak büyük bir özveri ile çalışan mesai arkadaş- larımızın ilkeli duruşları sayesinde, kurumların sorunlarını en aza indirgeme noktasında başarılı çalış- malar yapabildiğimizi ifade etmek isterim. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen gayretlerini infaz hizmetlerinin yürütülmesine adayan arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki, ceza infaz kurumlarında infaz, yöneticilik, eğitim, psiko-sosyal ve fiziki koşullar anlamında ciddi ba- şarılar yakaladık. Ve bu başarımızı siz değerli mesai arkadaşlarımız ile mümkün kıldık. Hangi alanda olursanız olun, meslek onuruna ve etiğine inanarak çalıştığınız için her birinize teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.