CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRÜ ENİS YAVUZ YILDIRIM’IN GÖREVE BAŞLAMA MESAJI

Değerli çalışma arkadaşlarım,

Sizlerle bir arada olmanın verdiği kıvançla, bütün çalışma arkadaşlarımdan aldığım güç ve hissettiğim gururla huzurlarınızdayım. Bugüne kadar ceza infaz kurumları ile ilgili gerçekleştirilen reformları takip eden, uygulayan, sonuçlarını değerlendiren bir kişi olarak ceza infaz kurumlarımızın son yıllarda kat ettiği mesafenin gerek ülkemizde gerekse yurt dışında hayranlıkla karşılandığını, bu  durumun bizlere büyük bir sevinç ve mutluluk yaşattığını ifade etmek istiyorum.

Yıllar içinde bir çok alanda çalışmalar tamamlanırken, yeni çalışma alanları ile karşılaşıyoruz. Fedakarca çalışan personelimizin desteği ise sorunların çözümünde bizi, kurumlarımızı ve gerçekte hepimizi daha güçlü kılmaktadır. Bu durum ve buna ilişkin yaşadığımız duygular umutlarımızı ve güvenimizi her geçen gün arttırmaktadır.

Yıllarca; ceza infaz kurumlarında ve denetimli serbestlik müdürlüklerinde çalışanan personelin çalışma koşullarının zorluğunu gördüm, beklentilerini müşahade ettim. Yine yıllarca ceza infaz sistemindeki gelişimi, diğer bir ifade ile hükümlü ve tutukluların dört duvar arasında bulunması anlayışından eğitim ve iyiliştirmeye yönelik çalışmalardan oluşan anlayışa geçişi izledim. Bu süreç içinde tek başına personelimizin sorunları çözmesini bekleyemeyiz. Personelin belli bir donanıma sahip olması, bunun için de birtakım aşamalardan geçmesi, desteklenmesi gerekmektedir. Biz bu nedenle, çalışanlarımızın mesleğinin başlangıcından,  emekliliğine kadar geçen süre içerisinde, neyi ne zaman ne şekilde yapacağını öğrenmesinde, yeniliklere uyum sağlamasında eğitimin gücünden faydalanmaktayız.

Eğitime verdiğimiz önemin ne kadar büyük olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Her türlü imkanımız olsa da, donanımlı ve eğitimli personel olmadan çağdaş infaz anlayışını gerçekleştiremeyiz.

Geçmişte ceza infaz kurumlarımızda yaşanan ciddi sorunların ardından,  uluslararası ceza infaz kurumları ve infaz standartları da dikkate alınarak ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde son yıllarda çok önemli çalışmalar gerçekleştirilmiştir.  

Bu çalışmalar; fizikî yapı,  mevzuatın çağdaş standartlara uygun hale getirilmesi, personelin nitelik ve nicelik olarak seviyesinin yükseltilmesi gibi ana başlıklar altında toplanabilir.

Özellikle yeni açılan ceza infaz kurumlarından söz etmek gerekirse; hükümlü ve tutukluların suçu, yaşı, cinsiyeti ve ceza süresi göz önünde bulundurularak yerleştirilecekleri, değişik tipte yeni ceza  infaz kurumları açıldı,  ayrıca bu açılan kurumların  birden fazlasının bir araya getirildiği ve kampus adı verilen ceza infaz kurumu yerleşkeleri oluşturuldu.

Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara öncelikle psikolojik olarak destek vermek amacı ile birçok psiko-sosyal destek programları geliştirilmiştir. Hükümlü ve tutukluların gerek kurum koşullarına daha kolay uyum sağlaması için, gerekse de  salıverme sonrası yaşama  hazırlanması için uzmanlarımız ve personelimiz gözetiminde birçok çalışmayı da birlikte gerçekleştiriyoruz.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurumda bulundukları süre içerisinde tiyatro, sinema, halk oyunları, münazara, konser ve konferans gibi birçok sosyal etkinliğin bizzat içinde rol alarak katılımcı olması sağlanmıştır. Yine sosyal alanda bir beceri kazanması için çeşitli müzik, el sanatları ve resim gibi faaliyetlerle birlikte satranç, badminton, voleybol ve futbol gibi spor dallarında turnuvalar düzenliyoruz.

Eğitimsizlik ve bir meslek sahibi olmama, hükümlü ve tutukluların çok önemli bir bölümünün ceza infaz kurumuna gelmesinin en önemli nedenidir. Bu düşünceden hareketle, öncelikle okuma yazma bilmeyen mahkumun bu aşamadan alınarak, üniversite mezunu yapılıncaya kadar bütün eğitim aşamalarında kurum yetkilileri tarafından azami gayret gösterilmekte; herhangi bir mesleki alanda becerisi yoksa bu kişiye yönelik piyasa koşullarına uygun ve geçerli alanlarda meslek kazandırmaya yönelik kurslar düzenlenmekte ve eğer istiyorsa bu alanlarda sigorta karşılığı çalışabilmesine olanak sağlanmaktadır.

İşyurdu faaliyetleri her geçen gün geliştirilmektedir. Personel, araç gereç ve bina sayısını arttırılmakla kalınmamış, “kalite başarımızdır” düşüncesiyle çalışmak temel amacımız olmuştur.

Biz bütün bunları yaparken, en büyük desteği ve gücü ne binalarımızdan ne teknolojiden ne de mevzuatımızdan aldık. Bizim en büyük gücümüz çalışanlarımız ve çalışma arkadaşlarımızdır. Bugün itibari ile kendisini her türlü bilgi ile donatmış, kurumun başarısına odaklı, fedakar bir personel yapımız olmasaydı yukarıda saydıklarımız elbette çok fazla bir anlam ifade etmeyecekti.

Yaptığımız işlerin her aşamasına sizler anlam kattınız, değer kattınız. Bu nedenle bütün işlerimiz, çalışmalarımız sizinle daha anlamlı, daha değerlidir.

Bizim için bu kadar değerli olan personelimizin eğitimi için ise, daha önceki süreçte olduğu gibi usta çırak ilişkisine benzer bir şekilde eğitilmesine razı olamazdık. çağdaş hedeflerimize ancak çağdaş bir personel eğitim sistemi ile ulaşabilirdik. Bu nedenle,  daha profesyonel ve daha bilimsel yapılması gerektiğine inandığımız eğitim faaliyetleri için açılan eğitim merkezlerimizin, çalışanlarımız göreve başladığı ilk andan itibaren, gerek kurumsal kimliğinin kazandırılmasında, gerekse görevi ile ilgili her türlü bilginin kazandırılmasında ve görev bilincinin aşılanmasında rolü çok büyüktür.

Değerli çalışma Arkadaşlarım;

Sizlerle birlikte çalışma sürecinde zaman zaman keyifli, zaman zaman da zor anları birlikte paylaşacağız. çeşitli zorluklara birlikte göğüs gerecek ve bu zorlukları birbirimize destek olarak, başarılı bir şekilde aşacağız. En başından beri hedefimiz burada bir aile ortamında çalışmalarımızı gerçekleştirmek ve çalışan arkadaşlarımızın yaptıkları işten zevk almalarını ve başarılardan birlikte gurur duymalarını sağlamak olacaktır. Bugün gelinen nokta itibarıyla, sizlere baktığım zaman bunu yakalamış olduğumuzu görüyorum. Kurumlarımız birçoğunuz için ilk iş deneyiminizi yaşadığınız bir yerdir. Bundan dolayı bizlere düşen görev de ilk iş deneyiminizde kurumlarımızın sizler için bir okul ortamı olmasını sağlamaktır.

Hizmet alanlarında başarı zordur. Ancak biz bunu mükemmel ekip ruhumuz sayesinde başaracağız. Bu da hepimizin özverili ve disiplinli çalışması sayesinde gerçekleşecektir. Ortada bir başarı gerçekleşecekse bu hepimizin sayesinde olacaktır.

Başarının sadece yetenekle elde edildiği düşüncesinin aksini idrak eden görev adamı kimliğindeki çalışanlar için başarının tarifi; kendisini daha çok geliştirmek ve her an bir adım ötesini yapmaktır. Araştırmalar, başarıyı böyle algılayan kişilerin zor durumlarda bile motivasyonlarını kaybetmediklerini ortaya çıkarmıştır.
Yapılacak birçok iş var hayatımızda. Bazısı iş, bazısı davranış, bazısı da söylenecek söz niteliğinde. Ne olursa olsun yapılacak işi yapmak için motivasyon gerekmektedir. Bu motivasyonu elde etmek ise ya insanın kendi kendine kazandığı ya da başka insanlar veya başka olaylardan aldığı güçle olabilmektedir.
Yapılması gereken bir işi yapma isteğini insanın kendi kendine üretmesi bence en değerli duygusal beceriler arasındadır. Yapabileceklerimiz yeteneklerimizle sınırlı olabilir ancak, yaptıklarımızın sınırını motivasyon düzeylerimiz belirler.

Olumlu düşünebildiğimiz sürece ve olaylara iyimser yaklaşabildikçe başarıya kaynak teşkil etmiş oluruz. Kabul etmek gerekir ki, kişisel veya kurumsal başarıda motivasyon ciddi şekilde belirleyici rol oynamaktadır.

Bu anlamda Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Zafer, zafer benimdir, diyebilenindir. Muvaffakiyet, muvaffak olacağım diye başlayanın ve muvaffak oldum, diyebilenindir.” sözü önemlidir.

Başaracağız diye yola çıktık biz de. Başarıyoruz ve birlikte başaracağız. Birlikte yol alacağız. Engellerle karşılaşacağız, ancak durmayacağız. Bir Atasözü şöyle der; “Dağ ne kadar yüce olsa, yol üstünden aşar.”

Türkiye’nin geleceği için, birlik beraberlik içinde, akılla ve sağduyuyla çözüm üretmeye ihtiyacımız her geçen gün artmaktadır. Bu ihtiyacı karşılamada, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü özgün ve öncü olmayı kendine temel edinmiş, değişimin öncüsü olma yolunda durmaksızın ilerleme çabasını sürdüren bir kurumdur.

Bugün, Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için emin ve kararlı adımlarla ilerleyen, vatandaşlarımızın hayat standartlarını yükseltmek, huzur ve refahını arttırmak için büyük hamleler gerçekleştiren, azim ve kararlılıkla milletine hizmet etmeyi görev bilen bir Türkiye Cumhuriyeti vardır.

Bu güzel ülkenin vatandaşları olarak atalarımızın ve değerlerimizin bize verdiği güç ve inançla, kendimize verdiğimiz görevin adı: GELECEĞİ BİRLİKTE KURMAKTIR.

Değerli çalışma Arkadaşlarım;

Her şeyden önce kendinize güvenin ve bildiklerinizden emin olun. Şunu da unutmayın ki, nerede olursanız olun bu süreç zarfında edinmiş olduğunuz bilgi birikimi ve deneyim sizi her zaman bir adım öteye taşıyacaktır. Ben, bu ekibin bir parçası olmaktan her zaman gurur duyacağım.

Hepinize şükranlarımı sunuyorum. Her birinizi sevgilerimle kucaklıyor, başarılarınızın devamını diliyorum.

Unutmayalım ki, uzun yolculuklar tek bir adımla başlar.