SORUMLULUK

Değerli okurlar, doğduğumuz günden yaşamımızın sona ereceği güne kadar sorumluluk sahibi bireyler olarak hayatımızı idame ettiririz. Bu dünyaya gelmek, sorumluluk almakla eşdeğerdir aslında. Varlığımız başkalarının da sorumluluğunu arttırır.

Doğduğumuz da anne ve babamızın bizden sorumlu olması gibi. Çalışma hayatımızda sorumluluklarımız ise hayatımızın büyük bir bölümünü kapsayan, gerek özel gerekse kamu sektöründe olsun Vatanın ve Milletin devamlılığı kutsiyetinden hareketle hayatımızı idame ettirmek için yaptığımız meslektir. Toplumu oluşturan bireyler olarak sosyal yaşam içerisinde hem kendimize hem ailemize hem de Devlet ve Milletimize karşı sorumluluklarımız vardır. Sorumluluk ilk bakışta sanki zoraki gibi görünen birşey olsa da içinde sevgiyi barındırır. Ailesini sevmeyen, yaptığı işi sevmeyen Devletini ve Vatanını sevmeyen hiçkimse bu değerleri için sorumluluk almaz. Ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik kurumlarında görev yapan personelin üzerine düşen sorumluluğun bilincinde olarak, kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin öngördüğü kurallar çerçevesinde ve büyük bir titizlik içerisinde mesleğini icra etmesi gerekir. Çünkü en hassas kurumlardan biri olan ceza infaz kurumlarında görev yapan personelin kendi alanında yapacağı en küçük bir hata devleti etkileyeceği gibi, kendi alanındaki başarısı da yine devletin başarısı olacaktır. Devletini ve Milletini seven, kendi görev sorumluluğu içerisinde üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getiren personelin, daha çok çalışarak ve daha çok emek sarfederek görevini yerine getirmesi gerekiyor. Çalışma koşulları bir çok meslek grubuna göre daha da zor olsa da, hükümlü ve tutukluların sosyal hayata yeniden hazırlanması ve bir daha suç işlememesine katkıda bulunmak çok önemlidir. Tahliye olan bir hükümlünün yeniden sosyal hayata adapte olması ve suça bulaşmaması hepimizin temel gö- revidir. Ve bu başarı da hepimizin başarısıdır. Özellikle infaz ve koruma memuru arkadaşlarımıza burada büyük sorumluluklar düşüyor. Kendi alanı içerisinde görevini ifa ederken hiç unutulmaması gereken unsur, öncelikle sadece kendi işlerine odaklanmalarıdır. Ben merkezcil olmak yerine biz olabilmek ve ekip ruhu içerisinde gö- rev ahlakı ile hizmet üretmek temel esaslarımızdan olmalıdır. Bunun yanında kendini geliştiren, gerek kişisel eğitim gerekse mesleki eğitim anlamında daha donanımlı olan personelimizin görevinde daha başarılı olacağı gerçeğinden hareketle, her daim mesleğimizi severek ve saygı duyarak yapmak ve insan onuruna yakışır bi- çimde davranmak zorundayız. Kurumlarımıza yaptığı- mız ziyaretlerde tüm çalışma arkadaşlarımıza her daim bunları ifade ettik. Birbirimizin eksiğini açığını aramak yerine, omuz omuza vererek hizmet üretmek, kurumsal başarımızı daha da artttıracaktır. Unutmayalım ki, yaptığımız her işte aldığımız sorumluluk Devletimizi ve Milletimizi ne kadar çok sevdiğimizle orantılı olacaktır.