KURUMSAL BAŞARI VE İNSAN KAYNAKLARI

Değerli Okurlar, Kendine mahsus zorlukları, sorunları ve farklı sıkıntıları barındıran infaz faaliyetlerini hassasiyetle yürütmenin yanında hükümlü ve tutukluların kurum içindeki huzur ve sükûnlarının sağlanması, eğitim ve iyileştirme faaliyetleri ile tahliye sonrasına hazırlanmaları gibi çok önemli görevleri yasaların bize gösterdiği istikamette yürütmeye çalışan kıymetli mesai arkadaşlarım.

Denetimli serbestlik faaliyetleri Ülkemiz ceza infaz sisteminde her ne kadar yeni olmakla birlikte, kararlı ve sistemli bir yönetim tarzı ile her geçen gün ülkemiz gündemindeki yerini güven verici bir şekilde sağlamlaştırmaktadır. Bu anlayışla alternatif ceza ve tedbirlerin infazı ve denetimli serbestlik faaliyetlerinin verimliliği son yapılan yasal değişikliklerle birlikte daha da genişlemiş, buna paralel olarak yetkileri artırılmış ve kurumlar idari yönden güçlendirilmiştir. Kurumsal ilerlememiz sonucu ortaya çıkan yeni gelişmelerde, sistem içinde görev alan diğer paydaşlarımızı haberdar etmek, onlarla gündemimizde olan konuları paylaşmak da büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Türkiye Adalet Akademisi ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü işbirliğiyle 30 Eylül - 01 Ekim 2013 tarihleri arasında Antalya'da "Denetimli Serbestlik Uygulamaları" konulu, 135 hakim ve Cumhuriyet savcısının katıldığı meslek içi eğitim semineri düzenlenmiştir. Seminerde denetimli serbestlik sistemi, denetimli serbestliğin teşkilat yapısı ve personeli, alternatif ceza ve tedbirlerin infazı, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazı müessesesi, hükümlülerin açık ceza infaz kurumlarına ayrılma işlemleri, yükümlülerin denetimi ve elektronik izleme uygulaması, tedavi denetimli serbestlik uygulamalarında Yargıtay içtihatları, madde bağımlıları ile çalışma, denetimli serbestlikte risk ve ihtiyaç değerlendirmesi gibi başlıklarda sunumlar yapılmıştır. Denetimli serbestlik yöneticilerimiz ve uzmanlarımız ile hakim ve Cumhuriyet savcıları seminer boyunca çok verimli paylaşımlarda bulunmuşlardır.

Diğer yandan kurumsal başarıda önceliğin insan kaynaklarının güçlendirilmesinde olduğu bilinci ile hareket ederek, personelimizin meslek öncesi ve meslek içi eğitimlerine büyük önem vermekteyiz. Mevcut eğitim merkezlerimizin yıllık ortalama 8426 kişiye eğitim ulaştırabilme kapasitesini yeterli görmedik ve beşinci eğitim merkezimiz olan Denizli Hasan Erbil Personel Eğitim Merkezinin inşaatını tamamlayarak, personelimize hizmet vermesini sağladık.

İlk önce 13 Mart 2013 tarihli Bakan oluru ile "Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Denizli Eğitim Merkezi" adıyla hizmete alınan Eğitim Merkezine daha sonra 25/09/2013 tarihli Bakanlık Oluru ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Erbil'in adı verilmiştir.

Hasan Erbil Eğitim Merkezi, 1. Dönem İnfaz ve Koruma Memuru Öğrenciliği Hizmet Öncesi Eğitim Programı ile 26 Haziran 2013 tarihinde eğitim faaliyetlerine başlamıştır. Eğitim programına denetimli serbestlik müdürlüklerinde göreve başlayacak olan 114 infaz ve koruma memurluğu öğrencisi devam etmektedir.

Hasan Erbil Eğitim Merkezi toplam 295 yatak kapasitesine sahip olup, 76 misafir odası, 10 derslik, 1 toplantı salonu, 1 grup çalışma salonu, 1 teknoloji sınıfı ve 1 konferans salonundan oluşmaktadır.

Ceza infaz kurumlarında yürütülmekte olan iyileştirme faaliyetlerinde sivil toplum kuruluşlarının yeri ve önemine de değinmek istiyorum. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 77'inci maddesinde yer alan "Hükümlülerin iyileştirilme çabalarında başarıya ulaşılması için dernekler, vakıflar ve gönüllü kişi ve kuruluşlar ile işbirliği yapılabilir." hükmü ile sivil toplum kuruluşlarının kurumlarda yürütülen iyileştirme faaliyetlerinde katkı sağlayabilmelerine imkan sağlanmıştır.

Yine Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'nun 22'nci maddesinde yer alan "Denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinde bu Kanunda belirtilen ilkeler gözetilerek gönüllü kişilerden de yararlanılabilir." hükmü ile denetimli serbestlik şubelerinde yürütülmekte olan faaliyetlerde gönüllülerin görev almalarına imkan sağlanmıştır. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini gönüllü yürütmeleri, kimi derneklerin hükümlü ve tutukluların iyileştirilmesine yönelik faaliyetlerde görev almalarının yanında aynı zamanda onların aileleri ile de ilgilenebilmeleri, hükümlü ve tutuklu için tahliye sonrasında başvurulabilecek bir adres olabilmeleri nedeniyle bu kuruluşlar ceza infaz sisteminde büyük önem taşımaktadırlar. Kurumlarımızda ve denetimli serbestlik şubelerimizde yürütülmekte olan faaliyetlerde sivil toplum örgütleri ile birçok başarılı çalışmalar yürütülmekle birlikte biz bu seviyeyi yeterli görmemekteyiz. Bu kapsamda sivil toplumun katkısının artırılmasında ceza infaz kurumu ve denetimli serbestlik şubelerinin yöneticilerine büyük görev düşmektedir.

Yine; hükümlü ve tutukluları tahliye sonrası hayata hazırlamada büyük önem taşıyan mesleki eğitim faaliyetlerimiz başarı ile yürütülmektedir. 2012 yılı sonu itibariyle kurumlarımızda mesleki eğitime katılan hükümlü ve tutuklu sayısı 50.684'e ulaşmıştır. 2012 yılında ortalama 130.000 hükümlü tutukluyu barındıran kurumlarımız için bu bir başarı ölçütüdür. Kurumlarımızda bulunan gerek kendi kurumsal bütçemizle, gerekse İşkur ve 90 Model Ceza İnfaz Kurumu Projesi kapsamında oluşturulan atölyeleri etkin ve verimli çalıştırılarak, daha fazla hükümlü ve tutukluya eğitim verecek bir yapıya dönüştürülmesini hedefliyoruz. Temrinlik malzeme temini, makinelerin tamirat ve bakım ihtiyacı gibi konularda Genel Müdürlüğümüz derhal bilgilendirilmelidir. Özellikle kadın ve çocuk hükümlü ve tutuklular bu kapsamda büyük önem taşımakta olup öncelikli hedef grubumuzdur. Mesleki eğitim atölyelerinin planlamasında mevcut işyurdu atölyelerine katkı sağlayacak şekilde bir yapılanmaya gidilmesi büyük önem taşımaktadır. İş yurdu atölyelerimizde de üretim bantları ve hizmet faaliyetlerine yönelik istihdam alanları daha fazla hükümlü ve tutukluya meslek edindirmeye yönelik olarak şekillendirilmelidir. İşyurdu faaliyetlerimiz her ne kadar İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamı dışında tutulmuş ise de, iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli tüm tedbirlerin alınması büyük önem arz etmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen ve ülke genelinde ailelere yönelik olarak yürütülen ve çok önemli geri dönüşleri alınan 0-18 Yaş Aile Eğitim Programı uygulayıcı eğitimleri kurumlarımızda ve denetimli serbestlik şubelerinde görev yapan iyileştirmeden sorumlu uzmanlarımıza verilmiştir. Uzmanlara verilen bu eğitimde, eğitimin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi amacıyla bütün olanaklar sağlanmıştır. Aile Eğitim Programı ile sadece hükümlü ve tutuklulara yönelik hazırlanmış bir eğitim programı olmayıp, personelimizin de böylesi kıymetli bir eğitimden faydalandırılması hedeflenmiştir. Kurumlarımızın büyük çoğunluğunda bu eğitimlerin başarı ile yürütüldüğünü öğrenmekten dolayı memnuniyetimi dile getirmek istiyorum. Ancak tüm kurumlarımızda ve denetimli serbestlik şubelerimizde bu eğitimlerin etkin ve verimli bir şekilde uygulanabilmesinin sağlanmasını yöneticilerimizden istiyorum. Yazıma burada son verirken, hepinize başarılar dilerim.