2013 VE 2014 YILLARINDA 5275 SAYILI KANUN'DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (II)

5275 sayılı Kanun’un 105/A Maddesindeki Değişiklikler
Bilindiği üzere 5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 105/A maddesi eklenmiş, bu düzenleme ile infaz sistemimize yeni bir uygulama getirilmiş ve hapis cezalarının kapalı ve açık kurumlarda infazından sonra kalan 1 yıllık kısmının da denetimli serbestlik müdürlüklerinde infaz edilebilmesinin yolu açılmıştır.
Ayrıca; 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen Geçici Madde 4 uyarınca; “Bu Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre şartı ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz edilmesine ilişkin şart 31/12/2015 tarihine kadar uygulanmaz.” hükmü getirilmiştir.
5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin eski ve yeni hali şöyledir.
“Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı
MADDE 105/A – (1) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla;
a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren,
b) Çocuk eğitimevinde toplam cezasının beşte birini tamamlayan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar verilebilir.
(2) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren en az altı aylık sürenin geçmiş olması durumunda, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.
(3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;
a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler,
b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, (25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun’un 1 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “sakatlık” ibareleri “engellilik” şeklinde değiştirilmiştir.) diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, sakatlık veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir.
(4) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlülerin yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanmalarında, hak ederek tahliye tarihi esas alınır (18/6/2014tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 80inci maddesi ile yukarıda gösterilen dördüncü fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.)
(4) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar.
(5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar;
a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması,
b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması,
c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi,
d) Belirlenen programlara katılması, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir.
(6) Hükümlünün;
a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içinde müracaat etmemesi,
b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi,
c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine, infaz hâkimi tarafından karar verilir.
(7) Hükümlü hakkında;
a) İşlediği iddia olunan başka bir suçtan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinde sayılan nedenlerle tutuklama kararı verilmesi, (9/4/2014 tarihli ve E.: 2014/14, K.: 2014/77 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiştir.)
b) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlanmasından önce işlediği iddia olunan ve cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturmaya devam edilmesi, (26/12/2013 tarihli ve E.: 2013/33, K.: 2013/69 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiştir.)
c) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla olan kasıtlı bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturma başlatılması, (26/12/2013 tarihli ve E.:2013/33, K.: 2013/69 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiştir.)
hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, infaz hâkimi tarafından, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir. Hükümlü hakkında soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı veya kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.(9/4/2014 tarihli ve E.: 2014/14, K.: 2014/77 sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilmiştir.)
(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.
(9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.
(10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir.
”Madde metninde yapılan değişiklikleri dikkate aldığımızda, üçüncü ve dördüncü fıkralarda düzenlemeler yapılırken, daha belirleyici bir kavram olan “engellilik” ifadesinin kullanıldığı, adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlüler için 106 ncı maddede düzenleme yapıldığından, bu maddenin ilgili fıkralarındaki düzenlemelerden yararlanamayacaklarının vurgulandığı görülmektedir.
Ayrıca; Yedinci fıkrada belirtilen özetle; işlediği iddia olunan başka bir suçtan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinde sayılan nedenlerle tutuklama kararı verilmesi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlanmasından önce işlediği iddia olunan ve cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturmaya devam edilmesi, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla olan kasıtlı bir suçtan dolayı soruşturma veya kovuşturma başlatılması halinde infaz hâkimi tarafından, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir hükmünün Anayasa Mahkemesi’nin 26/12/2013 tarihli ve E.: 2013/33, K.: 2013/69 sayılı Kararı ile 9/4/2014 tarihli ve E.: 2014/14, K.: 2014/77 sayılı Kararı uyarınca iptal edildiği için uygulanma imkanı kalmamıştır.
Bu nedenle; Tutuklama dışındaki diğer durumlarda denetimli serbestlik tedbirinin devamı söz konusu olurken, tutuklanma halinde denetimli serbestlik tedbirinin devamı mümkün olamayacağından infaza ara verilecek, her iki durum ayrı ayrı değerlendirilerek ve tutuklamanın sonucuna göre denetimli serbestlik tedbirinin yeniden uygulanıp uygulanmamasına veya mahsup işlemi yapılıp yapılmamasına karar verilebilecektir.