2013 VE 2014 YILLARINDA 5275 SAYILI KANUN'DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (III)

5275 sayılı Kanun’un 85 inci Maddesindeki Değişiklik
5275 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin başlığı ve birinci fıkrası;
“Heyetlerin ceza infaz kurumlarını ziyaretleri

MADDE 85.- (1) Resmî kurum ve kuruluşlar, heyet hâlinde veya bireysel olarak ceza infaz kurumlarını ziyaret edebilmek ve hükümlülerle görüşebilmek için Adalet Bakanlığından izin almak zorundadırlar. Bilimsel araştırma yapanlarla görsel ve yazılı basın mensupları hakkında da bu hüküm uygulanır.” şeklinde düzenlenmişken, 8/8/2011 tarihli ve 650 sayılı KHK’nin 28 inci maddesiyle, başlığı ve fıkra metni yeniden düzenlenmiş, ancak; Anayasa Mahkemesi’nin 18/7/2012 tarihli ve E.: 2011/113 K.: 2012/108 sayılı Kararı ile iptal edilmesi üzerine, bu düzenleme 27/6/2013 tarih ve 6494 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesiyle aşağıda gösterilen bugün ki halini almıştır.

Adalet Bakanlığının ziyaret izni verme yetkisi

Madde 85- (1) Kurum, kurul ve kuruluşlar, heyet hâlinde veya bireysel olarak ceza infaz kurumlarını ziyaret edebilmek ve hükümlülerle görüşebilmek için Adalet Bakanlığından izin almak zorundadırlar. Bilimsel araştırma yapanlarla görsel ve yazılı basın mensupları hakkında da bu hüküm uygulanır. Adalet Bakanlığı talepte bulunan kişilerin hükümlüleri ziyaret etmelerine de izin verebilir.
Eski düzenleme ile yenisini karşılaştırdığımızda; “Adalet Bakanlığının ziyaret izni verme yetkisi” başlığı altındaki yeni düzenleme ile “Resmî kurum ve kuruluşlar” şeklindeki eski uygulamanın “kurum, kurul ve kuruluşlar” olarak genişletilmiş olduğunu, ayrıca; daha önce Adalet Bakanlığı’nın yetkisi içerisinde bulunmayan ziyaret izni verilebilmesinin de hüküm altına alındığı görülmektedir.

5275 sayılı Kanun’un 94 üncü Maddesindeki Değişiklik

Bilindiği üzere, 5275 sayılı Kanun’un “Mazeret izni” başlıklı 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Hükümlülük süresinin beşte birini iyi hâlle geçirmiş olanlara hükümlünün isteği ile;

a) Ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun ölümü nedeniyle ceza infaz kurumu en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile,

b) Yukarıdaki bentte sayılan yakınlarından birisinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin veya deprem, su baskını, yangın gibi felâketler nedeniyle zarara uğradıklarının belgelendirilmesi koşuluyla kurum en üst amirinin görüşü, Cumhuriyet Başsavcılığının önerisi ve Adalet Bakanlığının onayı ile,

Yol dışında on güne kadar mazeret izni verilebilir.” hükmü yer almaktadır.

5275 sayılı Kanun’un da yer alan “Mazeret izni” başlıklı maddeyi incelediğimizde en fazla değişikliğe uğrayan düzenlemelerden birisi olduğu anlaşılmaktadır.

Şöyle ki; 5275 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası; “Tehlikeli hükümlüler hariç olmak üzere, hükümlünün, infaz kurumunun bulunduğu yerde olmak ve dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayı ile ana, baba, eş, kardeş ve çocuk cenazesine katılmasına izin verilebilir.” şekilde düzenlenmiş iken, 31/03/2011 tarihli ve 6411 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile fıkrada yer alan “infaz kurumunun bulunduğu yerde olmak ve” ibaresi madde metninden çıkarılmış, ayrıca aynı fıkrada yer alan “cenazesine katılmasına izin verilebilir” ibaresi “cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar izin verilebilir” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklik ile infaz kurumunun bulunduğu yerde olmak şartı kaldırılmış, ayrıca izin süresi belirgin hale getirilmiştir.
Ancak; Bu düzenlemenin ihtiyacı karşılamaması ve hükümlüler lehine bazı iyileştirmelere gerek duyulması nedeniyle 27/4/2012 tarihli ve 6301 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 94 üncü maddenin ikinci fıkrası daha ayrıntılı olarak aşağıda gösterildiği şekilde yeniden düzenlenmiştir.

“(2) Bu Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla;

a) İkinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar,

b) Sağlık Kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için bir defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar,
izin verilebilir. Hükümlü, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, bulunduğu yer ceza infaz kurumunda, bulunmaması hâlinde kolluk tarafından güvenli görülen yerde kalır. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye, bu madde gereğince izin verilemez.”.

Daha kapsamlı olarak yapılan bu değişiklik ile izin hakkından yararlanamayacaklar olarak belirtilen ve tereddütlere neden olan “tehlikeli hükümlü” kavramı yerine, kesin anlam taşıyan “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası infaz edilenler” hükmü getirilmiş, “ana, baba, eş, kardeş ve çocuk cenazesi” için verilen iznin ise kapsamı genişletilerek “ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü “ şeklinde değiştirilmiş, ayrıca; eski düzenlemede hiç yer almayan “ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinde” de yol süresi dışında bir gün izin verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Ancak;
Bu düzenleme de 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yeniden değiştirilmiş ve fıkranın son paragrafında yer alan “izin verilebilir.” cümlesinden sonra gelen ikinci cümle; “ Hükümlünün, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir.” şeklinde değiştirilmiş ve aşağıdaki son şeklini almıştır.

“Mazeret izni Madde 94-
(2) Bu Kanunun 25 inci maddesi kapsamına girenler hariç, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumunda bulunanlar da dâhil olmak üzere, güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün, dış güvenlik görevlisinin refakatinde bulunmak şartıyla, talebi ve Cumhuriyet Başsavcısının onayıyla;
a) İkinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü nedeniyle cenazesine katılması için yol süresi dışında iki güne kadar,

b) Sağlık Kurulu raporu ile belgelendirilmesi şartıyla ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunması nedeniyle bunlardan her biri için bir defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla yol süresi dışında bir güne kadar, izin verilebilir. Hükümlünün, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya (a) bendinde belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda hükümlüye, bu madde gereğince izin verilemez.”. Bu son düzenlemeyi bir önceki düzenleme ile karşılaştırdığımızda ise, hükümlü ve tutuklular lehine önemli bir iyileştirme daha getirdiği görülmektedir.

Çünkü; Eski düzenlemenin son paragrafının ikinci cümlesinde; “Hükümlü, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, bulunduğu yer ceza infaz kurumunda, bulunmaması hâlinde kolluk tarafından güvenli görülen yerde kalır.” ifadesi yer alırken, yapılan değişiklik ile gidilen yerinin valisinin uygun görmesi şartıyla; “kendi evi veya ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda “ kalmasına izin verilebileceği düzenlenmiştir.
Burada bir konuya açıklık getirilmesinde yarar görülmektedir.

Mazeret izniyle ilgili olarak 5275 sayılı Kanun’un 95 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemelerin tamamı hükümlüler için geçerli olup, bu fıkraya parelel düzenlemeler 5275 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında aşağıda gösterildiği şekilde tutuklular için de yapılmıştır.

27/6/2013 tarih ve 6494 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile yeniden düzenlenen ikinci fıkra; “İkinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü hâlinde, tutukluya, soruşturma evresinde soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde kovuşturmayı yürüten hâkim veya mahkeme tarafından, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında iki güne kadar cenazeye katılması için izin verilebilir.”

27/4/2012 tarih ve 6301 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile eklenen üçüncü fıkra;“Ana, baba, eş, kardeş, çocuk ile eşin anne veya babasından birinin yaşamsal tehlike oluşturacak önemli ve ağır hastalık hâllerinin bulunduğunun sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi durumunda tutukluya, soruşturmanın veya kovuşturmanın selameti ve güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, soruşturma evresinde soruşturmayı yapan Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde kovuşturmayı yürüten hâkim veya mahkeme tarafından, dış güvenlik görevlisinin refakatinde yol süresi dışında, bunlardan her biri için bir defaya mahsus olmak üzere hasta ziyareti amacıyla bir güne kadar izin verilebilir.”

27/4/2012 tarih ve 6301 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ile eklenen ve 24/1/2013 tarih ve 6411 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile eklenen değişik birinci cümleden oluşan dördüncü fıkra;“İkinci ve üçüncü fıkraya göre izin verilen tutuklunun, izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde, kendi evi veya ikinci fıkrada belirtilen bir yakınının evinde, güvenli görülen başka bir yerde ya da gidilen yerde bulunan kapalı ceza infaz kurumunda kalmasına, güvenlik hususu değerlendirilmek ve gerekli güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle, gidilen yerin valisi tarafından karar verilir. Yurt dışına çıkmasını gerektirmesi durumunda tutukluya, bu madde gereğince izin verilemez.”