2013 VE 2014 YILLARINDA 5275 SAYILI KANUN'DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (VI)

5275 sayılı Kanun'un 54 üncü Maddesindeki Değişiklik
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun'un “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54 üncü maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmişti.
Kendi istekleri ile nakil
Madde 54- (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;
            a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri,
            b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri,
            c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması,
            d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması,
            e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması,
            f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,
            g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması,  gerekir.
(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar. Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.”.
Ancak;
24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı  Kanun'un 7 nci maddesi uyarınca,  yukarıda belirtilen maddenin birinci fıkrasının sonuna “Gerekir.” ibaresinden sonra gelmek üzere; “Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.” ek cümlesi ilave edilmiştir.
Bu düzenleme ile çocuklara bir istisna getirilmiş ve kendi isteği ile nakil sırasında, “nakil giderlerinin peşin olarak ödenmesi” şartının çocuklar için aranmaması uygun bulunmuştur.

5275 sayılı Kanun'un 58 inci Maddesindeki Değişiklik
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun'un “Nakillerde alınacak tedbirler ” başlıklı 58 inci maddesi;
Nakillerde alınacak tedbirler
Madde 58- (1) Hükümlülerin kuruma veya başka bir yere götürülüp getirilmesi sırasında, halkla bir araya gelmelerine ve başkaları tarafından görülmelerine engel olacak tedbirler alınır.
(2) Hükümlü, havalandırma ve ışık durumu yetersiz araçlarla, eziyet verici veya onur kırıcı şekilde nakledilemez. Nakil sırasında alınacak tedbirler, hükümlünün firarını önleyici ve yukarıdaki fıkrada yazılı engelleri gerçekleştirici sınırları aşamaz, birbirleriyle ve görevlilerle herhangi bir tartışmaya girmelerini engelleyici boyutları geçemez.
(3) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerine nakiller kurum görevlilerinin gözetiminde yapılır.
(4) Nakil sırasında hükümlünün iaşe ve bedensel ihtiyaçları giderilir.”

şeklinde düzenlenmişti.
Daha sonra; 24/1/2013 tarihli ve 6411 sayılı  Kanun'un 8 inci maddesi ile 58 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşğıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(3) (Değişik: 24/1/2013-6411/8 md.) Çocuk eğitimevlerine nakiller kurum görevlisinin nezaretinde yapılır. Açık ceza infaz kurumlarına nakiller ise kurum görevlisi olmaksızın yapılır. Bu hâlde hükümlünün, aynı il sınırları içinde bulunan ceza infaz kurumları arasındaki nakillerde aynı gün içinde; farklı illerde bulunan ceza infaz kurumları arasındaki nakillerde ise kurum amirinin kırksekiz saati geçmeyecek şekilde belirleyeceği süre içinde, nakledildiği açık ceza infaz kurumuna giriş yapması gerekir. Belirlenen sürelerde açık ceza infaz kurumuna giriş yapmayan hükümlüler hakkında 97 nci madde hükümleri uygulanır.”
“(4) Görevli nezaretinde yapılan nakiller sırasında hükümlünün iaşe ve bedensel ihtiyaçları giderilir.”
Bu değişiklik sonucunda çocuklarla ilgili usul korunurken, yetişkinlerin açık kurumlara yapılacak nakillerinde uygulanan kurum görevlisi nezaretindeki usulden vazgeçilmiş ve eski anlayışı tamamen ortadan kaldıran çok ilerici bir yaklaşımla hükümlünün gönderildiği açık kuruma kendisinin gitmesinin yolu açılmıştır.
Ancak;
Burada dikkat edilmesi gereken iki husus olduğu da unutulmamalıdır.
Bunlardan birincisinde, aynı il sınırları içinde aynı gün, farklı iller arasındaki nakillerde ise en fazla kırksekiz saat olarak belirlenen süre içinde açık kuruma girilmiş olması gerekmekte, ikincisi ise belirlenen sürelerde açık kuruma giriş yapmayan hükümlüler hakkında 5275 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinde düzenlenen izinden dönmeme veya geç dönme  ile ilgili hükümlerinin uygulanması yanında, yine aynı madde içerisinde vurgulanan 5237 sayılı  Türk Ceza Kanunu'nun “Hükümlünün kaçması” başlıklı 292 nci madde hükümlerinin de bu kapsamda değerlendirileceği icap etmektedir.
Ayrıca;
Yeni düzenlemede, sadece görevli nezaretinde yapılan nakiller sırasında hükümlünün iaşe ve bedensel ihtiyaçlarının giderileceği belirtildiğinden, gönderildiği açık kuruma giden hükümlünün masrafları da kendisi tarafından karşılanacaktır.

5275 sayılı Kanun'un 83 üncü Maddesine Ek Cümle
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun'un “Hükümlüyü ziyaret”  başlıklı 83 inci maddesi;
“Hükümlüyü ziyaret
MADDE 83.- (1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.
(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.”
şeklinde düzenlenmişti.
Yukarıdaki maddenin birinci fıkrasının sonuna 24/1/2013 tarih ve 6411 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile bir cümle  eklenmiş ve fıkra;
“Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24/1/2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir.”  şeklini almıştır.
Bu düzenleme ile eklenen cümle öncesinde, yetişkin ve çocuk ayırımı yapılmadığı için her hükümlü ve tutuklunun  ziyaret süreleri   yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere belirlenirken, ek cümle ile çocuklar lehine bir pozitif ayrımcılık yapılmış ve ziyaret süreleri bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenmiştir.

5275 sayılı Kanun'un 108 inci Maddesine Ek Cümle
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Kanun'un “Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri”  başlıklı 108 inci maddesi;
“Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri
MADDE 108.- (1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.
(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.
(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.
(4) Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.
(5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Hâkim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.”    şeklinde düzenlenmişti.
Ancak;
18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'un 82 nci maddesiyle bu maddenin başlığında yer alan “Mükerrirlere” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve bazı suç faillerine” ibaresi eklenmiş, aynı Kanun'un 81 inci maddesiyle de altıncı fıkrdan sonra gelmek üzere yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu ve onbirinci fıkralar eklenerek yeni yükümlülükler ve tedavi şartları getirilmiştir.
Bu düzenlemeler sonrası maddenin ilk altı fıkrası aynı kalmak üzere takip eden fıkralarıyla birlikte aşağıdaki hali almıştır.
“Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri
Madde 108- (1)
(7) (Ek: 18/6/2014-6545/81 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.
(8) (Ek: 18/6/2014-6545/81 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.
(9) (Ek: 18/6/2014-6545/81 md.) Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir:
a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak
b) Tedavi amaçlı programlara katılmak
c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak
d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak
e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak
f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak
(10) (Ek: 18/6/2014-6545/81 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz.
(11) (Ek: 18/6/2014-6545/81 md.) Bu maddenin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.”.