2013 VE 2014 YILLARINDA 5275 SAYILI KANUN'DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER (I)

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Yürürlük” başlıklı 123 üncü maddesinde; geçici 1 inci maddesinin 1 Ocak 2005 tarihinde, diğer hükümlerinin ise 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiş olmasına rağmen, ilk değişiklik  31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanun’un  Geçici 1 inci maddesiyle yapılmış ve   “1 Nisan 2005” ibaresi, “1 Haziran 2005” şeklinde değiştirilmiştir.
5275 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra ise, uygulamada meydana gelen eksiklikler, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları ve yeni düzenlemelere ihtiyaç duyulması sonucunda, 2005 yılından başlamak üzere toplam 28 madde de daha değişiklik veya yeni düzenleme yapılmasına gerek duyulmuş, hatta bazı maddeler birden fazla değişiklik veya düzenlemeye tabi tutulmuştur.
2013 ve 2014 yıllarında yapılan ve uygulamada güncelliği bulunması nedeniyle de yarattığı farklılıklar bakımından önem arz eden,  bu sebeple gerek kurum idareleri  gerekse hükümlü ve tutuklular tarafından bilinmesinde zorunluluk bulunan değişiklikler veya yeni düzenlemelerin, eski ve yeni durumları da ortaya konulmak suretiyle bir değerlendirmeye tabi tutulmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
Değerlendirmede esas alınan düzenlemelerin sırası, uygulamada karşılaşılan yoğunluk ve düzenlemenin kapsamı dikkate alınarak yapılmıştır.
5275 sayılı Kanun’un 106 ncı Maddesindeki Değişiklikler
2013 ve 2014 yıllarında yapılmış olan değişikliklerden en önemlilerinden birisinin 106 ncı maddede yapılan değişiklik olduğu muhakkaktır.
Çünkü;  18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle, 5275 sayılı Kanun’un  106 ncı maddesinin üçüncü, sekizinci ve onbirinci fıkralarında yapılan yeni düzenlemeler, infaz sistemimize yeni bir uygulama getirmiş ve ödenmeyen para cezalarının hapse çevrilmesi halinde, infazın kapalı ve açık kurumlarda değil, denetimli serbestlik tedbiri altında kamuya yararlı bir işte çalışmak suretiyle  yerine getirileceği hüküm altına alınmıştır.
Madde metnini dikkate alarak eski ve yeni düzenlemeleri inceleyecek olursak, 106 ncı maddenin değişiklikten önceki ve sonraki halinin aşağıdaki şekilde olduğu görülmektedir.
Adlî para cezasının infazı
Madde 106- (1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.
(3) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir.
(18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile yukarıda gösterilen üçüncü fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.)
(3) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına  çevrilerek,  hükümlünün  iki  saat  çalışması  karşılığı  bir  gün  olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.
(4) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.
(5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.
(6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.
(7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.
(8) Hükümlü, hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır.
(18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile yukarıda gösterilen sekizinci fıkra aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.)
(8) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.
(9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.
(10) (Mülga: 26/2/2008-5739/5 md.)
(11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.
(18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile onbirinci fıkrada yer alan “İnfaz edilen hapsin” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kamuya yararlı işte çalışmanın” ibaresi eklenmiştir.)
Genel olarak 106 ncı maddede yapılan değişikliklerin yarattığı yeni durumun hükümlülere yansımasını dikkate aldığımızda;
1- Hapis cezası infaz edilmekte olan ve açık kuruma ayrılma hakkı kazanmış olmasına rağmen,  hapse çevrilen para cezasının diğer cezayla içtima edilmesi sonucunda açık kurumlara gidemeyen hükümlüler, artık her iki cezanın infaz şekli farklı olduğundan açık kuruma gitme imkanına kavuşmuş olacaklardır.
2-Açık kuruma giden hükümlüler ise, ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen para cezalarının infazını,  denetimli serbestlik tedbiri altında kamuya yararlı bir işte çalışmak suretiyle yerine getirebileceklerdir.
3-Çalışma süresi en az iki en fazla sekiz saat olacağından, her gün iki saat çalışan bir hükümlünün 1 günlük infazı gerçekleşirken, sekiz saat çalışan birisinin 4 günlük infazı gerçekleşmiş olacaktır.
4-Para cezası üç yıl olarak hapse çevrilmiş bir hükümlü, her gün iki saat çalışması halinde cezasını 3 yıl içerisinde tamamlarken, günde sekiz saat çalışan hükümlü ise yaklaşık 9 ayda tamamlayacaktır.
5-Hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymayan hükümlüler, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edildikten sonra, kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilecektir.
6-Başka bir hapis cezası olmayan ve ödenmediği için paraya çevrilmiş hapis cezaları bulunanlardan henüz infazına başlanmamış olanlar ise, doğrudan  denetimli serbestlik tedbiri altında kamuya yararlı bir işte çalışmak suretiyle cezalarının infazını tamamlayabileceklerdir.
7-Hapis yatılan veya kamuya yararlı işte çalışılan günlerin dışındaki günlere karşılık gelen paranın ödenmesi halinde ise açık kurumdaysa hapisten çıkarılır,  kamuya yararlı işte çalışıyorsa bu çalışmaya son verilir.