Bakan Yardımcısı Can, Denetimli Serbestlik Hizmetleri 21. Danışma Kurulu Toplantısı’na Katıldı
30 Aralık 2025

Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan, Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nde düzenlenen Denetimli Serbestlik Hizmetleri 21. Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldı.

Toplantıda; yükümlülerin topluma kazandırılması amacıyla yürütülen projeler değerlendirilerek, denetimli serbestlik hizmetlerinin geleceğine yönelik planlanan çalışmalar ele alındı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından uzun yıllardır sürdürülen denetimli serbestlik uygulamalarının, toplumsal uyum ve rehabilitasyon süreçlerinde üstlendiği kritik rol vurgulandı. Yirmi yıllık uygulama tecrübesiyle önemli kazanımlar elde eden denetimli serbestlik sistemi, Danışma Kurulu’nun rehberliği ve kurumlar arası koordinasyonla daha da güçlenmektedir.

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can; “Denetimli serbestliğin 20. yılı kapsamında, beş bölgede bölge toplantıları gerçekleştirdik. Bu toplantılara uluslararası katılımcılar da dâhil oldu. Son derece huzurlu, verimli ve nitelikli toplantılar yaptık. Kamuoyuyla; denetimli serbestliğin neler kazandırdığını, yirmi yıllık uygulama sürecinde kat ettiğimiz mesafeyi, beklentileri ve tespit ettiğimiz eksiklikleri paylaştık. Bunların tamamını not aldık ve bizim için çok kıymetli birer deneyim oldu.” sözleri ile konuşmasına başladı.

Bakan Can, suç ve suçlu olgusuna tarihsel bir perspektiften bakıldığında, hukuk sistemlerinin uzun yıllar ağırlıklı olarak cezalandırmaya ve bedel ödetmeye dayalı bir anlayış benimsediğini, ancak bu yaklaşımın tek başına suçun önlenmesinde yeterli olmadığının zaman içinde görüldüğünü belirterek; “Modern ceza hukuku ve infaz hukukuna gelindiğinde, özellikle Avrupa’da suç işlemiş bireyin topluma kazandırılmasına yönelik yeni bir yaklaşım ortaya çıkmıştır. Kişi suç işlemiştir, yargılanmış, mahkeme kararını vermiş ve infaz süreci başlamıştır. Ancak bu aşamada; kişinin yeniden suç işlemesinin önlenmesi, toplumun güvenliği, bireyin toplumla uyumu gibi unsurlar da değerlendirmeye alınmıştır. Onarma, tedavi etme, iyileştirme ve rehabilite etme kavramları bu noktada ön plana çıkmış; buna paralel olarak mevzuat değişiklikleri ve yeni uygulamalar hayata geçirilmiştir.” ifadeleri kullandı.

“Denetimli Serbestlik, İnfazın Son Aşamasıdır”

Bakan Can, hukuk sistemimizin de bu tarihsel ve kuramsal gelişmelere uyum sağladığını; akademik çalışmalar ve uygulamadaki değerlendirmeler ışığında, 2005 yılında yasa koyucu tarafından denetimli serbestlik müessesesinin hayata geçirildiğini ifade etti. Denetimli serbestliğin bir infaz rejimi mi yoksa erken tahliye hakkı mı olduğu yönünde doktrinde tartışmalar bulunduğunu belirten Bakan Can, bu uygulamanın infazın bir aşaması, hatta son aşaması olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğunu; temel amacın ise bireyin iyileştirilmesi ve topluma yeniden kazandırılması olduğunu vurguladı.

Bakan Can konuşmasını; “denetimli serbestlikle dışarıda bulunan yükümlülerle ilgili olarak da devlet olarak önleyici tedbirleri gözden geçirmeli, eksikliklerimizi samimiyetle değerlendirmeli ve yeniden suç işlenmesini önleyecek tüm mekanizmaları güçlendirmeliyiz. Danışma Kurulu toplantılarımız da tam olarak bu analizleri yapmak için önemli bir veri kaynağıdır. Mevzuatımıza baktığımızda; iyileştirme, tedavi ve rehabilitasyon anlayışı doğrultusunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Adalet Bakanlığımız, Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi gibi çok sayıda önemli kurumun temsilcilerinin sürece katkı sunduğunu görüyoruz. Bu geniş katılım bizim için son derece kıymetlidir.” sözleri ile sonlandırdı.

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım da toplantıda konuşma yaptı. Konuşmasına; “Denetimli serbestlik müessesesinin 20. yılında gerçekleştirdiğimiz bu 21. Danışma Kurulu Toplantısı’nı, özellikle denetimli serbestlik faaliyetlerinin fiilen yürütüldüğü Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğümüzde, yani meselenin mutfağında yapmayı arzu ettik.” sözleri ile başladı.

“Denetimli Serbestliğin 20. Yılında Yoğun Bir Program İcra Ettik”

Denetimli Serbestlik Hizmetlerinin 20. yılı dolayısıyla birçok program yapıldığına dikkat çeken Genel Müdür Yıldırım; “Denetimli serbestliğin 20. yılı vesilesiyle, Sayın Bakanımızın da ifade ettikleri üzere, bu müessesenin doğru anlaşılması, doğru algılanması ve kamuoyu nezdindeki yerinin güçlendirilmesi amacıyla oldukça yoğun bir program icra ettik. Bu kapsamda; beş bölgede, o bölgelerin akademisyenleriyle birlikte bölge toplantıları düzenledik. Ayrıca iki uluslararası toplantı gerçekleştirdik. Bunlardan ilki, denetimli serbestliğin 20. yılı dolayısıyla düzenlediğimiz uluslararası kongreydi. Akademisyenlerimizin kıymetli katkılarıyla son derece verimli bir kongre gerçekleştirdik. İkinci toplantımız ise Avrupa Denetimli Serbestlik Konfederasyonu’nun da katılımıyla Antalya’da yapılan uluslararası değerlendirme toplantısı oldu.” dedi.

Genel Müdür Yıldırım, denetimli serbestlik çalışmaları kapsamında değerli kazanımlar sağlandığın belirterek; “Yirminci yıla ilişkin önemli ve gurur verici bir gelişmeyi de huzurlarınızda paylaşmak isterim. Avrupa Denetimli Serbestlik Konfederasyonu tarafından, Avusturya’nın Viyana kentinde gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Cezaevleri Genel Müdürleri Toplantısı kapsamında, denetimli serbestlik sistemimiz “Yeşil Denetimli Serbestlik” başlığı altında yürüttüğümüz “Adalet Ormanları” projesiyle takdirnameye layık görülmüştür. Bu, Konfederasyon tarihinde ilk kez bir ülkeye verilen takdirname olma özelliğini taşımaktadır. Dahası, bu çalışmamız Avrupa Denetimli Serbestlik Konfederasyonu’nun önümüzdeki yıldan itibaren “Green Probation – Yeşil Denetimli Serbestlik” başlığıyla yeni bir ödül kategorisi oluşturmasına da vesile olmuştur.” dedi.

“Denetimli Serbestlik Alanında Önemli Bir Başarı Hikâyesinin Ortaya Konuldu”

Denetimli serbestlik sisteminin genç bir oluşum olduğunu belirten Genel Müdür Yıldırım, bu kısa sürede önemli bir mesafe alındığını belirtti. İnfaz sisteminin ayrılmaz bir parçası haline gelen denetimli serbestliğin iyileştirmede etkin bir rol oynadığına dikkat çekerek; “Yirmi yıllık sürece baktığımızda, denetimli serbestlik alanında önemli bir başarı hikâyesinin ortaya konulduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kurumsal yaşam açısından bakıldığında yirmi yıl uzun bir süre değildir. Kurumsallaşma çoğu zaman yüz yılı aşan süreçler gerektirir. Ancak denetimli serbestlik sistemi, henüz kurumsal anlamda çocukluk çağlarında sayılabilecek bir dönemde, çok önemli sorumluluklar üstlenmek zorunda kalmıştır. Bugün denetimli serbestlik; Türk infaz sisteminin yükünü önemli ölçüde taşıyan, sistemi rahatlatan ve bir başka yönüyle de Türk yargısını suçun önlenmesi alanına dâhil eden bir mekanizma hâline gelmiştir. Oysa klasik anlayışta yargı, yalnızca suç işlendiğinde devreye giren bir yapıydı. Denetimli serbestlik ise suçun tekrarının önlenmesi noktasında yargıyı aktif bir aktör hâline getirmiştir.” ifadeleri kullandı.

BİOSİS Hayata Geçiriliyor

Genel Müdür Yıldırım, teknolojiyi infaz sistemlerinin merkezine aldıklarını belirterek; 2013 yılında kurulan elektronik izleme sistemi sayesinde bugüne kadar 75 bin 500 yükümlünün dijital yöntemlerle takip edildiğini ifade etti. Bu kapsamda önemli bir gelişmeyi de paylaşan Genel Müdür Yıldırım, biyometrik takip yöntemlerini içeren ve “BİOSİS” adı verilen sistemin ödeneğinin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığından temin edildiğini, gelecek yıl ilk uygulamasının hayata geçirileceğini ve dijital takip kapasitesinin yüz binlerin üzerine çıkarılacağını söyledi. Yeni sistemle birlikte özellikle emniyet ve jandarmanın imza yükümlülüğünden kaynaklanan personel yükünün azaltılarak önemli ölçüde tasarruf sağlanacağını vurguladı.

Genel Müdür Yıldırım konuşmasını; “Bu vesileyle, Denetimli Serbestlik Hizmetleri 21. Danışma Kurulu Toplantısı’nın hayırlara vesile olmasını, denetimli serbestliğin 20. yılında daha güçlü bir sistemin inşasına katkı sunmasını temenni ediyorum. Yirmi yıl boyunca bu sistemin kurulmasına, gelişmesine ve bugün uluslararası akreditasyon düzeyine ulaşmasına emek veren tüm yöneticilerimize ve çalışma arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Özellikle, denetimli serbestlik sisteminin gelişiminde liderliği ve desteğiyle her zaman yanımızda olan Sayın Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’a ve teşkilatımıza her aşamada destek veren Sayın Bakan Yardımcımız Ramazan Can Bey’e teşekkürlerimi arz ediyorum.” sözleri ile sonlandırdı.

Toplantıda; 20. Danışma Kurulu’nda alınan kararların sahadaki yansımaları ve uygulama süreçleri ile 2025 yılı denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında yürütülen çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. Denetimli serbestlik sisteminin 21. yılında, hizmetlerin etkinliğini artırmaya yönelik 21 yeni karar alınırken, mevzuat çalışmaları ve uygulamaya ilişkin güncel gelişmeler Kurul üyeleriyle istişare edilerek değerlendirildi.

Kütüphane Açılışı ve Sergi Ziyareti

Toplantının ardından, Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğü bünyesinde kurulan kütüphanenin açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından, yükümlülerin yeniden topluma kazandırılmaları sürecinde yürütülen eğitim, iyileştirme ve mesleki çalışmalar kapsamında hazırladıkları ürünlerden oluşan sergi ziyaret edilerek yapılan çalışmalar yerinde incelendi.
 

Fotoğraflar