Yargı Teşkilatı Toplantısı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Katılımıyla Başladı

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün İzmir'de düzenlediği Yargı Teşkilatı Toplantısı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın katılımıyla başladı.

81 ilin başsavcıları, Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) Başsavcıları ve Bölge İdare Mahkemesi (BİM) Başkanlarının katıldığı Yargı Teşkilatı Toplantısı'nın açılışında konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ önemli mesajlar verdi. Bakan Bozdağ, “İnfaz sistemimizde cezasızlık algısını ortadan kaldırmak maksadıyla cezası az olan suçlarda yeni bir infaz uygulamasını gündeme getirmeyi ve Türkiye'ye kazandırmayı düşünüyoruz.” dedi. Cezasızlık algısına yol açan ceza muhakemesi uygulamalarını ve infazla ilgili konuları yeniden ele aldıklarını bildiren Bakan Bozdağ, cezasızlık algısını ortadan kaldırmak, infazın ıslah edici, rehabilite edici fonksiyonunu öne çıkarmak ve denetimli serbestliği güçlendirmek için adımlar atılacağını, bu konularda çalışma yapılması talimatı verdiğini belirtti.

Uzlaştırma, kamu davasının açılmasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müesseseleri gibi konular başta olmak üzere, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ceza İnfaz Kanunu'nun 17 yıllık uygulaması ve aksayan yönlerin masaya yatırılarak cesur adımlar atılacağını dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti:

“Hukuk müesseselerini getirirken bizim temel amacımız, toplumumuzun adaletten olan beklentisine daha sağlıklı cevap vermek. Eğer bunlarda sağlıklı bir cevap verme imkânı arzu ettiğimiz düzeyde gerçekleşmiyorsa o zaman durup bakmayacağız. Belki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını sistemimizden tamamen çıkarabiliriz. Belki kamu davasının açılmasının ertelenmesini çıkarabiliriz. Bütün bunların hepsini uzmanlarla sizin gibi bizzat pratiği her gün uygulayanlarla, akademisyenlerle ve Türkiye'mizin birikimiyle beraber ele alacağız. Bizde neredeyse düşük cezalarda infaz yok. Yeni düzenlemede dünya örneklerine de bakıyoruz. Cezası az olanların belki bir kısmında tam infaz, bir kısmını da ona göre. Yani infaz sistemimizi cezasızlık algısını hem ortadan kaldıracak hem de daha nitelikli suçların işlenmesini önleyecek şekilde yeniden dizayn etme ihtiyacı da çok net bir şekilde ortaya çıkıyor.”

Amacın, sistemin ıslah edilerek, daha iyi bir hale getirilmesi olduğunun altını çizen Bozdağ, infaz sisteminin sadece cezaları infaz eden bir sistem olmasından çıkarılıp infazın yanında ıslah eden, rehabilite eden, topluma kazandıran yeni bir sisteme dönüştürülmesinde kararlı olduklarını ifade etti. Bozdağ, bu konuda, hazırlıkların tamamlandığında seçimden önce, bu mümkün olmadığında ise seçimden sonra adımlar atılacağını kaydetti.

Amaçlarının yargıdan memnuniyeti ve yargıya duyulan güveni daha ileriye taşımak olduğunu belirten Bozdağ, hakimlerin ve savcıların verdiği kararların eleştirilebileceğini, yargı kararlarının eleştirilemez kutsal metinler olmadığını ifade etti. Bozdağ eleştiri yaparken hakim ve savcılara haksız biçimde saldırmanın, hakaret etmenin kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Bozdağ, “Yargının bu kadar hırpalanması, verdiği kararlar nedeniyle kararı bilmeden, gerekçeyi okumadan, dosyadaki delilleri görmeden, hakimin veya savcının ne dediğine bakmadan sadece sosyal medyada yahut da gazetelerde yahut da siyasi taraftarlık terazisinde tartılan değerlendirmeler çerçevesinde yargıya saldırmak çok büyük bir haksızlık. Esasında adalete saldırmaktır bu aynı zamanda.” dedi.

"Bu dil yargıya düşmanlık dilidir"

Geçen yıl 8 milyon dosyanın yargının önüne geldiğini belirten Bozdağ, birkaç dosya üzerinden eleştirilerin yükseltildiğini söyledi.
Bakan Bozdağ, şöyle devam etti:

“Bir ülkede 8 milyon dosya görülür, bunların yaklaşık 6 milyonu hakkında karar çıkar da siz yargıyı karalarken, karar verenleri kötülerken, onlara hak etmedikleri şekilde saldırırken, eleştirirken, görülen 8 milyon dosyadaki kararı görmüyor, sadece 3 dosyada o da doğru mu, eğri mi bilmediğiniz karar üzerinden saldırıyorsunuz. Bu vicdanlı bir yaklaşım mı, bu hakkaniyetli bir yaklaşım mı? O davalar da siyasi taraftarlık terazisinde tartılan davalar. Benim istediğim kararı verirse 'Ankara'da hakim var, savcı var.', benim istemediğim kararı verirse 'Sarayın hakimleri, sarayın savcıları.' Bu dil, sadece yargıya saldırı dili değil, yargıya düşmanlık dilidir. Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türk milleti adına adli süreçleri işleten, karar veren hakim ve savcılarına bu dille saldırma hakkına, gücüne, kudretine sahip değildir.”

Bakan Bozdağ, “Hiç kimse Türk yargısını kendi şamar oğlanı gibi göremez, görmeye cüret de edemez. Böyle bir şey olur mu? Böyle bir şeyin olması mümkün değil, olmasına da izin vermeyeceğiz. İstedikleri kadar konuşsunlar. Hiç kimse Türk yargısının, anayasadan aldığı yetkileri ve görevleri, anayasa, kanun ve hukuka uygun, vicdani kanaatlerine göre kullanmasına engel olamaz, olması da mümkün değildir.” diye konuştu.

Bozdağ, başsavcılıklarda basın sözcülüklerinin bulunduğunu, bunun kullanılmasından çekinilmemesi gerektiğini söyledi. Basında zaman zaman bazı asılsız haberlerin yer aldığına işaret eden Bozdağ, doğru bilgi açıklanmadığında gerçek dışı haberlerin yayıldığını belirtti. Bekir Bozdağ, “Siz doğruyu açıklayana kadar yalan adeta dünyayı üç defa turluyor. Sonra da sizin açıkladığınız doğru o yalana mağlup oluyor. Doğru yer bulamıyor. Çünkü yalan her tarafı kaplamış oluyor. O nedenle Cumhuriyet başsavcılarımızın, hakimlerimizin, komisyon başkanlarımızın bu hususlarda hassasiyet göstermelerinde fayda var.” ifadelerini kullandı.

Hakim ve savcıları lekelenmeme hakkı konusunda gösterdikleri hassasiyet nedeniyle kutlayan Bakan Bozdağ, lekelenmeme hakkının korunmasının, haksız suç ithamına, iftiralara karşı korunmanın hukuk devletinin, hukukun üstünlüğünün doğal gereği olduğunu vurguladı.
“Adliyelerin kapısı, milletin kapısıdır.” diyen Bozdağ, şöyle devam etti:

“Adaletin kapısı hakimin kapısıdır, savcının kapısıdır, kalemin kapısıdır, yazı işleri müdürünün kapısıdır. Eğer bu kapılar halka, hak arayana, 'haksızlığa uğradım' diyene, derdine 'adalet çare olsun' diyene kapanırsa o zaman adaletin kapısı halka kapanmış olur. Lütfen adaletin kapısını, halka da avukatlara da 'haksızlığa uğradım' diyene de size derdini, meramını anlatmak için yanına gelene de sonuna kadar açın.”

Bakan Bozdağ'dan basına çağrı

Kadına şiddet ve kadın cinayet haberlerinde kullanılan dile ilişkin de medyaya çağrıda bulunan Bozdağ, kadın cinayetleriyle ve kadına şiddetle mücadelenin ortak vazife olduğunu söyledi. Bakan Bozdağ, kadın cinayetleri ve kadına şiddet olaylarında medyanın daha sağlıklı bir dil kullanması gerektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:

“Kadına karşı şiddetin, kadına karşı cinayetlerin azalması ve nihayetinde tamamen ülkemizin gündeminden çıkarılması hususunu da gözeterek buna göre bir dil, buna göre bir üslup, buna göre bir haberleştirme, buna göre bir görüntü verme hususu değerlendirilirse faydalı olur. Umarım bundan sonra bu hususta daha farklı bir yaklaşım hem medyamızda hem de diğer alanlarda ortaya çıkar. Bu hususun önemini buradan bir kez daha hatırlatmak istedim.”

Genel Müdür Yıldırım Yargı Teşkilatı Toplantısında Sunum Yaptı

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım Yargı Teşkilatı Toplantısında ceza infaz kurumlarına dair bir sunum yaptı. Yıldırım, Yargı Teşkilatı Toplantısında yaptığı sunumda; ceza infaz kurumların asayiş ve güvenlik, uygulamalar ve evrensel standartlara uyum, destek hizmetleri, iyileştirme ve topluma kazandırma, denetimli serbestlik ve basın uygulamaları, sağlık hizmetleri, personel disiplini ve dava takibi konularını içeren 24 madde üzerinden kapsamlı bilgiler paylaştı.

Programa, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Mehmet Akif Ekinci, HSK Birinci Daire Başkanı Halil Koç, Adalet Bakan yardımcıları Hasan Yılmaz, Akın Gürlek, Yakup Moğul, HSK üyeleri, başsavcılar, yargı mensupları ve bakanlık bürokratları katıldı.


 

Fotoğraflar